Özel ayrıca, milli muharip uçak KAAN’ın tamamen yerli ve milli motorla uçacağı süreci desteklediklerini belirterek, projeyle ilgili yapılan eleştirilerin moral bozucu olmaması gerektiğini söyledi. KAAN için şu anda yurt dışından motor tedarik edildiğini ancak bunun geçici bir süreç olduğunu belirten Özel, “KAAN’ın motorunun hızla yerli ve milli şekilde üretilmesi lazım. Biz bu hedefin sonuna kadar arkasındayız ve bu konuda kimsenin de moral bozmasına gerek yok.” şeklinde konuştu.
Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;
“Bugün burada kıymetli iki saat geçirdik. Gördüklerimizden, duyduklarımızdan büyük memnuniyet duyduk. Mümkün olduğu kadar çok standı ziyaret ettik ve bir yandan KAAN’ı gördük, bir yandan Akıncı’yı gördük, TB3’ü gördük. Bir yandan geldik Altay Tankı’nı ziyaret ettik. Bir taraftan gençlerimizin uzayla ilgili, geliştirmeye yönelik hem projelerini gördük, hem beklentilerini dinledik. Bu anlamda son derece önemli.
Şu yaşadığımız son birkaç yıl dünyaya birçok şey öğretti. Hem Rusya – Ukrayna savaşı, hem de İran’da yaşananlar bir kez en başta hava savunmasının ne kadar önemli olduğunu hepimize öğretti. Biz çok uzun süredir, örneğin iki yıl önce başlamış olan yeni nesil fırkateynimizle ilgili içeride bilgi aldık. Bu Türkiye’nin 20 yıldır geciktiği bir proje. Bugün yeni nesil bir hava savunma fırkateyniniz olduğunda ve örneğin Kıbrıs’ın önüne onu çektiğinizde akşam rahat rahat uyursunuz. Veya İran’dan Türkiye’ye ateşlenen füzelerle ilgili iyi bir hava savunma sisteminiz, bir çelik kubbeniz varsa rahat uyursunuz. Yoksa NATO’nun devreye girmesini ve Amerikan yüzer unsurlarından savunma füzelerinin olmasını beklersiniz. O yüzden burada kim, ne emek veriyorsa ama sermaye olarak, ama sabahlara kadar çalışarak, gözünün nurunu akıtarak, dirsek çürüterek, savunma sanayii için kim ne yapıyorsa hepsine minnettarız. Eksikliklerimizi biliyoruz, avantajlarımızı biliyoruz, güçlü kaslarımızı biliyoruz.
Bugün burada çok heyecanlı girişimcilerle, çok heyecanlı gençlerle tanıştık. Özellikle beyin göçüyle dışarıya kayıplar yaşanırken, bazı yerlerde beyin göçüyle yurt dışına gitmiş birçok öğrencinin şimdi bu artan yeni kapasiteyle Türkiye’ye geri döndüğünü ve geri dönmekte olduğuna ilişkin erken ama ümit verici şeyler duyduk. Bundan da büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü biliyorsunuz ki biz yurt dışına giden gençlere ve zihninde valizi toplamış olanlara hep ‘Aman biraz daha bekleyin, biraz bizi bekleyin’ diyoruz. O yüzden gençlerin Türkiye’ye dönme noktasında umutlarının artmakta olduğunu ve belli öncü, umutlu işaretlerin olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz.
