Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) bünyesinde faaliyetlerini sürdüren İklim Tahmin Merkezi, konuya ilişkin son verileri paylaştı. Merkez tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, El Nino hava dalgasının zirve noktasına ulaştığı evrede tarihin en güçlü seviyelerinden birini yakalama ve çok şiddetli bir etki oluşturma ihtimali yüzde 66 olarak belirlendi.
Söz konusu küresel iklim döngüsü, Pasifik Okyanusu’nun ekvator kuşağında yer alan deniz suyu sıcaklıklarının normal ortalamaların 2 santigrat derece üzerine çıkmasıyla tetikleniyor. Bu sıcaklık artışı, dünya genelindeki mevcut rüzgar koridorlarının yönünü ve yapısını değiştirerek dünya çapında devasa bir zincirleme reaksiyonu harekete geçiriyor. Okyanusun derin katmanlarında biriken büyük sıcak su kütlelerinin yüzeye doğru tırmanışa geçtiğini tespit eden bilim insanları, bu hareketlilik nedeniyle El Nino’nun kış aylarını da kapsayacak biçimde etkisini sürdürme olasılığını yüzde 96 gibi kesin bir orana yükseltti.
Hız kesmeden kuvvetlenen bu küresel hava akımı, halihazırda insan faaliyetleri nedeniyle tırmanışta olan küresel iklim değişikliğinin etkilerini çok daha keskin ve yıkıcı hale getirecek. Atmosferdeki bu çifte etkileşimin, küresel sıcaklık değerlerini altüst ederek yeni rekor seviyelere ulaştırması bekleniyor.
Geriye dönük meteorolojik kayıtlar incelendiğinde, benzer ölçekteki son “Süper El Nino” dalgasının 2015-2016 yıllarında yaşandığı ve dünyanın pek çok bölgesinde kavurucu sıcaklıklara yol açtığı görülüyor. Ancak mevcut veriler ve mevcut ısınma eğilimi ışığında, önümüzdeki dönemin dünya tarihinin en sıcak yılları olacağına bilim dünyasında kesin gözüyle bakılıyor.
Süper El Nino’nun yeryüzünde yaratacağı en büyük tehlikelerden biri de asimetrik, yani bölgeler arasında zıtlıklar barındıran aşırı hava olayları olacak. Bu döngü nedeniyle dünyanın bir ucu susuzlukla kavrulurken, diğer ucu sel felaketleriyle mücadele etmek zorunda kalacak.
Seyri öngörülen asimetrik hava değişimleri şu şekilde sıralanıyor:
