Bektaş’a göre 1999 İzmit depreminde fayın tamamen kilitli yapısı nedeniyle gerilim bir anda boşaldı ve yıkıcı enerji sert bir darbe gibi yayıldı. Marmara Denizi içindeki bazı fay parçalarında ise sürünme olarak bilinen daha zayıf ve parçalı bir deformasyonun etkili olduğunu savunan Bektaş, bu nedenle kırılmanın bazı bölgelerde hız kesebildiğini ifade etti.
Bektaş, paylaşımında Marmara Denizi içindeki fay yapısını “sismik fren” benzetmesiyle anlattı. Ona göre deniz içindeki fay zonu, tamamen kilitli bir yapıdan ziyade yer yer sürünen, yer yer kilitli küçük pürüzler taşıyan parçalı bir sistem gibi davranıyor.
Bektaş, “Marmara Denizi tipi” olarak tanımladığı bu davranışta, fay içindeki kilitli pürüzler kırılsa bile kırılmanın düşük gerilimli sürünme bölgelerine girdiğinde hız kestiğini belirtti. Bu durumun, depremin yıkıcı enerjisinin tüm fay hattı boyunca kesintisiz ilerlemesini zorlaştırdığını savundu.
Bektaş’a göre 1935, 1963 ve 2025 depremlerinin 1999 İzmit depreminden ayrıldığı nokta da burada yatıyor. İzmit depreminde fayın uzun bir bölümünün karada ve tamamen kilitli biçimde kırılması büyük yıkıma yol açarken, Marmara Denizi içindeki bazı depremlerde kırılma daha sınırlı alanda kalıyor.
Bektaş’ın işaret ettiği ilk tarih 4 Ocak 1935. Bilimsel çalışmalara göre Erdek-Marmara Adası depremi Marmara Adası ve çevresinde meydana geldi. Depremin büyüklüğü farklı kaynaklarda değişmekle birlikte, 2016’da yayımlanan tarihsel sismogram incelemesinde ana şok için Ms 6.4 değeri veriliyor. Aynı çalışmada depremin merkezinin Marmara Adası çevresinde olduğu, ardından 6.3 büyüklüğünde ikinci büyük bir sarsıntı daha yaşandığı belirtiliyor.
1935 depremi özellikle Marmara, Avşa ve Paşalimanı adalarında etkili oldu. Marmara Adası’nda bazı köyler tamamen yıkılırken, Avşa Adası ve Paşalimanı Adası’ndaki yerleşimlerde de ağır hasar meydana geldi. Depremle ilgili tarihsel çalışmalarda resmi kayıtlara göre 5 kişinin yaşamını yitirdiği, 30 kişinin yaralandığı ve yaklaşık 600 binanın hasar gördüğü aktarılıyor.
Bu deprem için maksimum hasar şiddeti konusunda farklı değerlendirmeler bulunuyor. Bazı çalışmalarda maksimum şiddet VIII olarak verilirken, Ambraseys’in değerlendirmesinde ana şok için IX MSK şiddeti atandığı belirtiliyor. Bu durum, 1935 depreminin özellikle merkez üssüne yakın adalarda ağır hasar yarattığını, ancak geniş metropol alanlarını 1999 İzmit depremi ölçeğinde yıkıma uğratmadığını gösteriyor.
Bektaş’ın ikinci örneği 18 Eylül 1963 Çınarcık depremi. Earth, Planets and Space dergisinde yayımlanan çalışmaya göre deprem 18 Eylül 1963’te saat 16.58 GMT’de meydana geldi ve büyüklüğü Ms 6.3 olarak hesaplandı. Çalışmada depremin merkezinin Marmara Denizi içinde, Çınarcık Havzası ve Yalova-Çınarcık çevresiyle ilişkili olduğu belirtiliyor.
