Prof. Dr. Bektaş’a göre, bir fayın deprem üretme potansiyeli yalnızca uzunluğuna değil, aynı zamanda kilitlenme alanının derinliğine (eni) bağlı. Bu bağlamda örnek olarak verilen 17 kilometre derinliğe kadar tamamen kilitli faylar, 1999 İzmit (Mw 7,4) ve 1912 Şarköy (Mw 7,4) depremleri gibi büyük depremleri açıklayabiliyor.
“Ana Marmara Fayı’nın üreteceği deprem büyüklüğü 7’den küçüktür.”
Ancak Marmara Denizi içindeki bazı fay segmentlerinin kilitlenme özellikleri bu büyüklükte depremleri desteklemiyor. Bektaş, Kumburgaz Fayı’nın yalnızca 0–3 km aralığında sığ kilitli, Avcılar Fayı’nın ise 0–1 km kilitli olduğunu belirtti. Avcılar Fayı’na ilişkin bu veri, 2016 tarihli Diao çalışmasına dayandırıldı.
Orta Marmara Fayı’nın 8–11 km arasında “derin kilitli” olduğuna dikkat çeken Bektaş, ayrıca Adalar Fayı’nın ise kilitlenme derecesi çok düşük ve zayıf bir fay olduğunu ifade etti. Bu değerlendirme ise Pınar’ın 2016 tarihli çalışmasına atıfla paylaşıldı.
Bilimsel literatürden örneklerle görüşünü temellendiren Bektaş, yalnızca kilitli olduğu belirtilen bir fayın, büyüklüğü 7’nin üzerinde bir deprem üreteceğini varsaymanın yanlış olacağına işaret etti.
