Özgenç, özellikle çok sayıda sanığın yargılandığı davalar için kullanılan ve yeni inşa edilen büyük duruşma salonlarının adil yargılama açısından ciddi sorunlar barındırdığını söyledi.
Prof. Dr. Özgenç, ceza yargılamasında hâkim, sanık ve tanık arasındaki fiziksel mesafenin önemine dikkat çekti.
Duruşmada yargılanan kişi ile tanıkların, yargılamayı yapan mahkeme heyeti tarafından doğrudan gözlemlenebilmesi gerektiğini belirten Özgenç, “Göz yalan söylemez. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için yargılananın ve tanığın gözünün içinin görülmesi, yargılama faaliyeti bakımından önemlidir” ifadelerini kullandı.
Özgenç’e göre çok büyük salonlarda kurulan yargılama düzeni, mahkemenin sanık ve tanıkla doğrudan temas kurmasını zorlaştırıyor.
Özgenç, adil yargılamanın bir diğer temel unsurunun da sanık ile avukatı arasındaki doğrudan ve gizli iletişim olduğunu vurguladı.
Sanığın, kendisine yöneltilen bir soruya cevap verip vermemesi gerektiğini avukatına hemen sorabilmesi gerektiğini belirten Özgenç, müdafiin de sorgu sırasında sanığı hukuka uygun biçimde yönlendirebilmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.
Özgenç, bu nedenle sanık ile müdafii arasındaki mesafenin, başkalarının duyamayacağı şekilde hızlı ve doğrudan iletişim kurmaya elverişli olması gerektiğini ifade etti.
