Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Santorini’nin bulunduğu bölgede çok sayıda volkan olduğunu ve tarih boyunca bu volkanların 5 ila 6 kez püskürdüğünü belirtti. Bu volkanik faaliyetleri büyük depremler ve ardından tsunamilerin takip ettiğine dikkat çeken Sözbilir, bölgedeki sismik aktivitenin volkanik hareketlilikle yakından ilişkili olduğunu vurguladı.
“Geçmişte Santorini’deki volkanik patlamaların hemen ardından depremler yaşandı. Bu süreçleri genellikle tsunamiler izledi. Bölgedeki son depremler de bu döngünün bir parçası olabilir” diyen Sözbilir, bölgedeki sismik hareketliliğin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Santorini Adası’ndaki en büyük volkanik patlamalardan birinin milattan önce 1600 yılında meydana geldiğini hatırlatan Sözbilir, “Bu patlamanın yaklaşık 6 büyüklüğünde bir deprem oluşturduğu tahmin ediliyor. Eğer Santorini volkanı tekrar faaliyete geçerse, atmosfere büyük miktarda kül ve gaz yayılacaktır. Bu da hava kirliliğini artırabilir, tarım alanlarına zarar verebilir ve çeşitli çevresel sorunlara yol açabilir” dedi.
Uzmanlar, volkanik patlamaların bölgedeki yaşamı olumsuz etkileyebileceğini, özellikle hava taşımacılığı, denizcilik ve tarımsal üretim açısından risk oluşturduğunu ifade ediyor.
Sözbilir, olası bir büyük depremin ardından bölgede tsunami oluşma ihtimaline de değindi. Ege kıyılarında yaşanabilecek bir tsunaminin yaklaşık 30 dakika içinde kıyılara ulaşabileceğini belirten Sözbilir, “Depremle tsunami aynı anda meydana gelmez. Tsunaminin kıyıya ulaşması için belirli bir süre geçmesi gerekiyor. Bu sürecin farkında olarak hızlı hareket edebiliriz” şeklinde konuştu.
Vatandaşların tsunami konusunda bilinçli olması gerektiğini vurgulayan Sözbilir, “Eğer bir tsunami meydana gelirse, kıyıdan iç kesimlere ve deniz seviyesinden yukarıya doğru hareket edilmesi gerekiyor. Hazırlıklı olmak, olası can kayıplarını ve zararları en aza indirebilir” dedi.
