Gazeteci Murat Ağırel, katıldığı televizyon programında Kütahyalı’nın geçmişte karıştığı ve duyanların ağzını açık bırakan uluslararası bir “kaçak lüks araç” skandalını patlattı. Ağırel’in iddialarına göre, ROK adeta bir ‘change’ (araç kimliği değiştirme) şebekesi gibi hareket etti.
Murat Ağırel’in anlattıklarına göre olay zinciri 3 yıl önce başladı. Kütahyalı, o dönemki eşi Nagehan Alçı ile birlikte Gürcistan’a gittiğinde oradan bir araç satın almak için anlaştı. Aracı Türkiye’ye getiren Kütahyalı, aradan geçen uzun zamana rağmen ne aracın parasını ödedi ne de aracı Gürcü sahiplerine iade etti.
Dolandırıldıklarını anlayan Gürcistanlı araç sahipleri, Kütahyalı’ya ulaşamayınca çareyi o dönemki eşi Nagehan Alçı’ya ulaşmakta buldu. Alçı’ya durumu anlatan mağdurlar, aracın bahçede olup olmadığını sordu. Alçı’nın bahçede benzer bir araç olduğunu doğrulamasının ardından olay polise intikal etti.
Polisin yaptığı incelemede asıl skandal patlak verdi. ROK’un Gürcistan’dan getirdiği aracın orijinal plakalarının söküldüğü ve üzerine Türkiye’ye ait sahte bir plaka takıldığı (change yapıldığı) tespit edildi.
Ancak asıl akıllara durgunluk veren detay, Kütahyalı’nın bu sahte plakalı araçla İstanbul sokaklarında nasıl rahatça dolaşabildiğiydi. Murat Ağırel, Kütahyalı’nın trafikteki polis çevirmelerinden ve denetimlerden kaçmak için kendisine tahsis edilen resmi koruma polisini kullandığını iddia etti. Koruması yanında olduğu için denetim noktalarından “VIP” muamelesi görerek geçen Kütahyalı, yıllarca sahte plakalı kaçak aracı bu sayede saklamayı başardı.
