Rekabet Kurumu, inceleme kararının gerekçelerini açıklarken özellikle üretken yapay zeka alanındaki hızlı ilerleyişe dikkat çekti. Yapay zeka değer zincirinin; altyapıdan model geliştirmeye, oradan da son kullanıcı uygulamalarına kadar çok katmanlı bir yapı üzerine kurulduğu belirtildi.
Açıklamada, temel modellerin geliştirilmesi aşamasında veri, hesaplama gücü (GPU), teknik uzmanlık ve finansman gibi kritik girdilere erişimin belirleyici rol oynadığı ifade edildi. Bu kaynaklara erken ve yoğun şekilde erişen şirketlerin, değer zincirinin her katmanında konumlanarak “dikey bütünleşik” yapılar kurduğu ve bu sayede pazardaki güçlerini rakiplerinin aleyhine olacak şekilde hızla pekiştirebildikleri kaydedildi.
Kurum, temel modellerin genel amaçlı niteliğinin rekabet risklerini derinleştirdiğine işaret etti. Geniş veri setleriyle eğitilen bu modellerin, ekosistemin yönünü belirleyen kritik bir unsur olduğu hatırlatıldı. Erken avantaj elde eden teşebbüslerin bu üstünlüklerini sürdürmesinin şu riskleri beraberinde getirdiği bildirildi:
Yapay zeka teknolojilerinin, dev dijital platformların mevcut ürün ve hizmetlerine entegre edilmesinin rekabet hukuku açısından kritik sorunlar doğurduğu belirtildi. Bu entegrasyonun; kendini kayırma, dışlama, bağlama, erişim kısıtlamaları ve geçiş maliyetlerinin artırılması gibi davranışlara zemin hazırlayabileceği uyarısı yapıldı.
Açıklamada ayrıca, son dönemdeki birleşme ve devralma işlemlerinde yapay zekanın veri avantajı ve potansiyel inovasyonun korunması gibi unsurlar üzerinden daha kritik bir değerlendirme gerektirdiği ifade edildi.
