Sabah Gazetesi’nin haberine göre, soruşturma kapsamında dinlenen tanık Sultan Nur Ulu, sanatçının düştüğü sırada yüzünün pencereye dönük olduğunu iddia etmişti. Ancak dosyaya giren son bilirkişi raporu, düşme şeklinin bu ifadeyle uyumlu olmadığını vurguladı. Raporda, sanatçının vücut pozisyonunun serbest bir düşmeden ziyade, bir mücadele ya da kaçınma manevrasına işaret ettiği belirtildi.
Bilirkişi raporunda, olayın oluş şekline dair tüyler ürpertici bir senaryo üzerinde duruluyor. Rapordaki teknik analizlere göre:
Güllü’nün arkasından bacaklarından kavranarak ayaklarının yerden kesildiği ve bu esnada şiddetli bir “düşme korkusu” yaşadığı tahmin ediliyor.
Sanatçının, havada olduğu sırada refleks olarak vücudunu odaya doğru çevirmeye çalıştığı, bu durumun bir “yaşam savaşı manevrası” olduğu ifade ediliyor.
Pencere kenarına tutunma çabalarının, dış bir kuvvetin etkisiyle boşluğa itilen bir kişinin sergileyeceği doğal savunma refleksi kapsamında değerlendirildiği bildirildi.
