İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararında, Erzan’ın görev yaptığı bankanın güven ve nüfuzunu kullanarak mağdurları gerçekte var olmayan, yüksek getirili ve sınırlı kişilere özel bir fona ikna ettiği kaydedildi. Kararda, sanığın mağdurlara banka antetli, sahte kaşeli ve ıslak imzalı belgeler vererek güven ilişkisi kurduğu ve bu yolla çok sayıda kişiyi maddi zarara uğrattığı belirtildi.
Mahkeme, Erzan’ın eylemleriyle katılanların iradelerini sakatladığına ve savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna hükmetti. Kararda, dolandırıcılık fiillerinin Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-h maddesi kapsamında ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçunu oluşturduğu vurgulandı. Gerekçeli kararda ayrıca, mağdur sayısının fazlalığı ve suçun zincirleme şekilde işlenmesi nedeniyle cezada artırım yapıldığı ifade edildi. Tarafların karara karşı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf başvurusunda bulunma hakkı olduğu hatırlatıldı.
Kaynak: Sabah Gazetesi
