Bakırcılık, uzun yıllar boyunca mutfakların vazgeçilmezi olmuştur. Özellikle yemeklerin lezzetini artırdığına inanılan bakır, sağlıklı olduğu düşünülerek tercih edilirdi. Ancak modern mutfak ürünleri olan çelik, teflon gibi malzemelerin hayatımıza girmesiyle birlikte, bakır ürünlerin kullanım oranı azalmaya başladı. Günümüzde ise bakır ürünler genellikle koleksiyon amacıyla ya da estetik amaçla kullanılıyor. Bu meslek, sadece bir iş değil, aynı zamanda önemli bir kültürel miras olarak da görülmeli.
Bakırcılıkla uğraşan Mustafa Çelik, hem bu sanatı seviyor hem de işiyle geçimini sağlıyor. Çelik, bakır ürünlerin kilogram bazında satıldığını belirtiyor. “En çok tercih edilen ürünlerimiz sahan, çaydanlık ve cezve. Sahanlar kilogram başına 1.200 ile 1.300 TL arasında değişiyor. Çaydanlıklar ise kalite ve inceliğine göre fiyatlandırılıyor. Ancak en pahalı ürünlerimiz kazanlar. Kazanların fiyatı kilosuna göre 5 bin ile 10 bin TL arasında değişiyor” diyor Çelik.
Mustafa Çelik, bakırcılık mesleğinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Bu sanatı sürdürebilmek için eleman yetiştirmenin çok önemli olduğunu ifade ediyor ancak bu konuda büyük bir sıkıntı yaşandığını söylüyor: “Bakırcılık mesleği, hem kirli hem de talebi az olan bir meslek olduğu için eleman bulmakta çok zorlanıyoruz. Mesleğimizi yaşatabilmek adına hem devletin hem de özel sektörün desteğine ihtiyacımız var.”
Bakırcılığın sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir kültürel değer olduğunu belirten Çelik, bu zanaatın yok olmaması için mücadele ediyor. Bakırın sağlıklı olduğu ve yemekleri lezzetlendirdiği düşünülürken, aslında bu sanatı yaşatmak da önemli bir sorumluluk. Mustafa Çelik, mesleğini severek yaparken, bu sanatı devam ettirebilmek için daha fazla destek bekliyor.
