Sıcağa kafa tutan mimari! Harran’ın kubbeli evlerinin şaşırtan sırrı: Kavurucu sıcakta serinlik yaşatıyor

Sıcağa kafa tutan mimari! Harran’ın kubbeli evlerinin şaşırtan sırrı: Kavurucu sıcakta serinlik yaşatıyor

Yaklaşık 5 metreye ulaşan yüksekliklere sahip olan bu evler, yapımında harç yerine kireç taşı kullanılarak inşa ediliyor. Dış cepheleri balçıkla kaplanan yapıların iç kısımları ise, yumurta akı, toprak, saman ve gül yağı karışımıyla sıvanıyor. Bu geleneksel malzemeler, evin iç yapısının nefes almasını ve doğal bir yalıtım sağlamasını mümkün kılıyor. Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, bu mimari harikayı şöyle açıklıyor: “Evlerin tavanı oldukça yüksek seviyede olduğu için içeride serin bir hava oluşuyor. Sıcak hava genişler ve yükselir. Dolayısıyla, içerideki sıcak hava genişleyip yükseldiği için bu evlerin alt kısımları serin kalıyor.” Önal’ın belirttiğine göre, dışarıda 50 dereceye yaklaşan sıcaklıklar varken, evlerin içinde sıcaklık 25-30 derece civarında seyrediyor. Bu da yaklaşık 15 derecelik bir farka denk geliyor.

Kavurucu sıcakta serin bir sığınak arayan yerli ve yabancı turistler, bu evlerin sunduğu ferahlığa hayran kalıyor. Ailesiyle birlikte Kayseri’den Harran’ı ziyaret eden İbrahim Çelik, yaşadığı şaşkınlığı “Dışarısı inanılmaz derecede sıcak geldi ama buraya girdiğimizde inanılmaz bir serinlik var. Sanki Erciyes’e çıkmış gibiyim,” sözleriyle ifade etti. Çelik’in yanı sıra, Kastamonu’dan gelen Mahya Sönmez de kentteki en serin yerin bu evler olduğunu dile getirdi.

Harran’ın Arapça’da “sıcak” anlamına gelen “har” kelimesinden türediği rivayet edilirken, bu evler adeta bu sıcaklığa karşı 250 yılı aşkın süredir direniyor. Günümüzde 127’si tescilli olan bu evler, sadece birer turistik cazibe merkezi olmakla kalmıyor, aynı zamanda eski medeniyetlerin doğayla uyum içinde nasıl mimari harikalar yaratabileceğinin de somut bir kanıtı olarak duruyor.

Exit mobile version