Bir gün sonra büsbütün yıkıldık. Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda, 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, babasının beş tabancasını ve yedi şarjörü yanına alıp son sınıf öğrencisi olduğu ortaokula gitti, iki sınıfı taradı. Biri öğretmen, diğerleri öğrenci 9 kişiyi öldürdü, 3’ü ağır 6 kişiyi yaraladı. 11 kişi de kaçmaya çalışırken yaralandı. İsa Aras da kendini öldürdü.
Emniyet’ten emekli babası tutuklandı.
Çocukları ölen ve öldüren bütün aileler için korkunç bir facia. Acıların en büyüğü evlat acısı…
Ve, öğrencilerini korumak için kendisini siper ederek şehit düşen matematik öğretmeni Ayla Kara…
Acıları tarif etmek mümkün değil.
Böyle olaylarda hemen Dostoyevski’yi hatırlarım. “Cinler” adlı romanının konusudur. Şiddetli toplumsal çözülme ve değerler anarşisi dönemlerinde, temiz ruhlu gençlerin bile kanlı terörist olup çıkabileceğini anlatmıştı. Çok şükür bizdeki bu olaylar hiçbir şekilde terör değil. Fakat mutlaka toplumsal çözülme ya da değerler anarşisiyle ilgili.
Düşünün ki Türkiye’de artık öğretmen öldüren öğrenciler, doktoru darp eden hasta yakınları zuhur ediyor!
“Akran zorbalığı” ahval-i âdiyeden oldu.
Hele de çocuk çeteleri, çocuk katiller… Suça itilen çocuklar…
