“Birileri parti içi çekişmeleri ve kişisel hırslarını ülkenin meselesi hale getirmeye çalışsa da hakikatler gün gibi ortadadır. Genel başkanı ve o makama göz diken aktörleriyle tüm vakitleri 3 yıl sonrasının seçime hasrederek kendilerince bir ilüzyon peşinde koşuyorlar. Karşımızda yolsuzluk, hırsızlık, taciz, tecavüz ve son olarak sahtekârlığın tüm bünyeyi sardığı çürümüş yapı bulunuyor.
Terör örgütlerine kaynak aktarmaktan, petrol tankerleriyle sebze-meyve skandalları, şişirilmiş konser faturaları ile vurgun yapmaktan kadınlara had bildirme edepsizliğine kadar ne ararsan istisnasız her şey var. Belediyelerde yamyamlık boyutlarına varan yolsuzluklar partilerinde vicdan sahiplerinin bile sabır taşını çatlatıp, tahammül sınırlarını zorlamaya başladı. Kendi partilerini yönetemeyenlerin henüz şaibesiz bir toplantı dahi yapamayanların ülke idaresine talip olma iddialarına sadece tebessümle takip ediyoruz.
Ülkemizdeki hiçbir kesimin ne kökeni ne inancı ne mezhebi ne meşrebi sebebiyle ötekileştirilmedik iklimi hamdolsun tesis ettik. Cumhur İttifakı olarak yürüttüğümüz terörsüz Türkiye girişimimizle Türkiye’nin 40 yılına, onbinlerce canına malolan musibetin çözümü için cesur bir adım attık. Bölgemizi içten içe kemiren bir virüs olan mezhepçilik fitnesini ülkemize bulaştırma gayretlerini boşa düşürdük.
Politikalarımızla bölgemiz başta olmak üzere tüm dünyada gönüllere giriyoruz. Ekonomide bir süredir yaşanan sıkıntılara kalıcı çözümler getirecek programı başarıyla uyguluyoruz. Önümüzdeki seneden itibaren bilhassa sabit ve dar gelirli vatandaşlarımızın yaşadığı refah kaybını telafi edecek ciddi adımlar atmaya başlayacağız.
Biz deprem, sağlık, tarım, enerji, ekonomi, dış politika gibi ülkenin gerçek ihtiyaçlarının çözümleriyle uğraşıyoruz. Geçtiğimiz 23 yılda kazandırdıklarımızı taçlandıracak daha büyük başarı, kıymetli kazanımlar ortaya koymayı milletimize borcumuz olarak görüyoruz. AK Parti’yi1 asırlık cumhuriyet tarihimizdeki diğer siyasi partilerden farklı kılan, bunca yıldır iktidarda kalmasını sağlayan işte bu anlayış, bu pratiktir.
AK Parti’ye emek ve gönül veren herkesin katkısı olduğunu unutmuyoruz. Biz bu ülkenin gelmiş geçmiş en iyi kadro hareketiyiz. Bu vesileyle hem ana kadememizin hem de kadın ve gençlik kollarımızın kongrelerinde yeni veya yeniden görev alan arkadaşlarımızı bir kez daha tebrik ediyorum. AK Parti hem ekip hem program olarak sürekli yenileme, tazeleme, geliştirme kabiliyetine sahip olmasıdır. Eser ve hizmet siyasetini nöbetini devralan sizler sadece bir sonraki seçimlerde zafere ulaştırmakla kalmayacaksınız, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da sizler inşa edeceksiniz.
Her birinizden 1000 birikiminizle, üretkenliğinizle, emeğinizle, ekip ruhunuzla kutlu davaya en yüksek katkıyı sunmanızı bekliyorum. Genel merkezinden il ve ilçe teşkilatlarına kadar hangi kademede olursa olsun AK Parti yönetiminde görev almak ülkenin ve milletin hizmetkârı olmak demektir. Hizmetkârlık makamı kibir, temel, riya ve sufli tavır ve davranışı kaldırır.
Nasrettin Hoca’ya ‘kimsin’ diye sormuşlar. Hoca ‘hiç’ demiş. ‘Hiç kimseyim’ demiş. Önemsendiğini görünce hoca sormuş ‘sen kimsin?’, adam kabara kabara ‘mutasarrıfım’ d emiş. Sonra ne olacaksın demiş hoca ‘herhalde vali olurum’. Daha sonra ne olacaksın demiş ‘Bir ihtimal sadrazam olabilirim’ demiş. ‘Peki ondan sonra’ adam boynunu büküp ‘hiç’ demiş. Hoca ‘daha niye kabarıyorsun ben şimdiden senin yıllar sona gelebileceğin makamdayım’.
