Kısa süre sonra, Infinite Unreality adlı görsel efekt profili tarafından paylaşılan videonun yapay zeka teknolojisiyle üretildiği ortaya çıktı. Gerçekle sanalın adeta iç içe geçtiği bu görüntüler, sosyal medya kullanıcılarını ikiye böldü. Kimi kullanıcılar videonun gerçekçi yapısına hayran kalırken, kimileri ise yapay zekanın bu denli inandırıcı içerikler üretebilmesinin yaratabileceği tehlikelere dikkat çekti.
X platformunda bir kullanıcı, “Çok gerçekçi, çoğu kişi yapay zeka olduğunu fark etmemiş. Kangurunun elinde biletle beklemesine bile ikna olmuşlar!” derken, başka bir kullanıcı, “Ya ne tatlı dediğiniz on videodan sekizi yapay zeka. Kendimizi komik duruma düşürmeyelim” yorumunu yaptı. Videoyu paylaşan bir başka kullanıcı ise, “Kalpleri eriten bu kanguru videosu yapay zeka ürünüymüş, ama bu sevimlilik gerçek olsa keşke!” diyerek duygularını ifade etti.
Yapay zeka teknolojilerinin, özellikle Google’ın Veo3 gibi yeni nesil araçlarıyla ürettiği içeriklerin gerçeklik algısını nasıl değiştirdiği bir kez daha tartışma konusu oldu. Uzmanlar, deepfake ve yapay zeka videolarının fizik kurallarını ihlal eden detaylar veya doğal olmayan hareketlerle tespit edilebileceğini belirtiyor. Ancak bu videonun gerçekçi yapısı, sosyal medya kullanıcıları arasında yapay zekanın etik kullanımı ve potansiyel riskleriyle ilgili endişeleri yeniden alevlendirdi.
Olay, yapay zekanın eğlence amaçlı kullanımının ötesinde, yanlış bilgi yayma veya manipülasyon gibi riskler taşıyabileceğine dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Yetkililer, kullanıcıları şüpheli içeriklere karşı dikkatli olmaya ve sosyal medyada gördükleri her videoya inanmamaya çağırıyor.
