Suriye’de haberler kötü – Taha Akyol

Suriye’de haberler kötü – Taha Akyol

İşte, YPG, başlangıçtaki uzlaşmacı tavrını bıraktı, İsrail ve ABD’nin desteğiyle şart koşan bir konuma geldi.

İşin içinde ABD’nin olması Türkiye’nin Suriye politikasında zorluklar yarattığı gibi içerideki “terörsüz Türkiye” sürecini de olumsuz etkileyecektir.

Suriye’de başlangıçtaki iyimserlik kaybolmuştur. Artık “dört parçalı Suriye”den bahsediliyor.

Bu durumda Ankara, Suriye’deki gelişmeleri görmek için Meclis Komisyonu’nun sadede girmeden, gerekli gereksiz şunu bunu dinleyerek meşgul olmasını tercih ediyor.

FİDAN’IN SÖZLERİ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Esat’ın düşmesini ve Şara yönetiminin geldiği durumu şöyle ifade etmektedir:

“Suriye’de bir dönem bitti, bir dönem başladı ama daha kolay bir dönem başlamadı. Meydan okuması çok daha yüksek. Sorun alanları çok daha belirginleşmiş, net bir dönem başladı. Burada Türkiye’nin sorumluluğu yüksek” (25 Ağustos)

Fidan’ın bu realist sözleri Suriye’deki durumun “meydan okuması daha yüksek” yani sorunların Esat döneminden daha ağır ve “Türkiye’nin sorumluğu yüksek” yani Türkiye açısından risklerin arttığı bir tabloyu ifade ediyor.

Başlangıç’ta Avrupa ve ABD Şara yönetimini tanımış, Şara, Taliban tipi değil, evrensel değerlere dayalı kapsayıcı bir rejim kurma sözü vermişti. O dönemde YPG de 10 Mart’ta Şam yönetimiyle. 8 maddelik “entegrasyon” anlaşmasını imzalamıştı.

Bu iyimserliğin bozulmasında baş aktör İsrail’dir.

İSRAİL FAKTÖRÜ

Bu noktada İsrail’in açıklamalarını hiç akıldan çıkarmamak lazım:

Exit mobile version