Suyumuzu kuruttuk

Suyumuzu kuruttuk

Bir zamanlar 50 farklı kaynaktan beslenen su zengini bir bölge olan Uşak’ın Güney köyündeki su kaynakları 20 yıl önce faaliyete geçen altın madeni sonrası kurudu. Kuraklık riski altındaki İstanbul’da, Sazlıdere Baraj havzası da lüks konut inşaatları nedeniyle betonlaştırıldı. Muğla’nın Akbelen köyü de madencilik faaliyetleri nedeniyle ‘zorunlu sürgün’e mahkum edildi. Ordu’nun Aybastı yaylasında haftalardır yetkililere seslerini duyurmaya çalışan köylüler, maden sondajının çevre ve yeraltı su kaynakları üzerinde kalıcı hasara yol açtığını belirtti.

Su bilimleri uzmanı Dr. Erol Kesici madencilik faaliyetlerinde aşırı su ve kimyasal kullanımının su kaynaklarını geri dönülmez biçimde etkilediğini söyledi. “Göllerimiz, nehirlerimiz ve yeraltı su rezervlerimiz kötü su yönetiminin sonucu olarak kuruyor. Dağlar maden açmak için tahrip edildiğinde ekosistem bozuluyor, yağış azalıyor ve yeraltı su seviyeleri düşüyor” dedi.

Türkiye’de son yıllarda hızla artan madencilik ruhsatları, kritik bir milli güvenlik meselesi olan su kaynaklarını tehdit ediyor. Temmuz 2025’te yürürlüğe giren düzenleme ile ruhsat sayısı geçen yıl 410 bine ulaşırken, madenlerin kullandığı su miktarı bir yılda dört kat arttı. Uzmanlara göre, özellikle altın ve kömür madenciliğinde kullanılan yoğun su tüketimi ile kimyasal maddeler ciddi bir ekolojik yıkım nedeni.

Su stresi yaşayan bir ülke olarak kabul edilen ve su fakiri olma yolunda hızla ilerleyen Türkiye’de özellikle 2000’li yıllardan itibaren özellikle altın ve kömür madenciliğinde yaşanan büyük artış, su kaynaklarını kuruturken, ekolojik dengeyi de yok ediyor. Ancak Akbelen’de, Ordu’da, Kazdağları’nda, Artvin’de, Tokat’ta ve ülke çapında daha birçok noktada yıllardır protestolara neden olan maden arama faaliyetlerinde, çıkarılan madenlerin yıkanması ve siyanür gibi maddelerle saflaştırılması işlemi yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını ciddi biçimde kirletiyor.

Kasım ayında Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, çevre örgütleri de artan maden projelerinin su krizini derinleştirdiğini savunuyor. Özellikle Temmuz 2025’te yürürlüğe giren düzenleme ile madencilik ruhsat süreçlerinin kolaylaştırılması sonrası ruhsatlandırma sayısının geçen yıl 410 bine ulaştığı belirtiliyor. Resmî verilere göre ise 2024 yılında madencilik sektöründe kullanılan su miktarı, Türkiye’nin toplam 20,3 milyar metreküplük su tüketiminin yüzde 5,8’ini oluşturdu. Bu oran, 2016 yılına göre yaklaşık dört kat artış anlamına geliyor.

Exit mobile version