Sesönk Tümülüsü, diğer tümülüslerden tamamen farklı bir yapıya sahip. Yapının ana kayaya oyulmuş olması ve üst yapısının moloz taşlarla inşa edilmesi, bu tarihi yapıyı benzersiz kılıyor. Mezar odasına, kayaya oyulmuş üç nişin bulunduğu bir merdivenle ulaşılabiliyor. Tümülüs, 7 metre yüksekliğinde ve 30 metre çapında olan devasa moloz taşlardan oluşuyor. Diğer tümülüsler toprak ve küçük çakıl taşlarından yapıldığından, Sesönk Tümülüsü bu yönüyle dikkat çekiyor.
Sesönk Tümülüsü’nün kuzey, güney ve doğusunda toplamda 6 sütun bulunuyor. Ancak, zamanla doğuda yer alan 2 sütun yıkılmış. Bu sütunların yıkılması, yapının tarihine duyulan hayranlığın yanında, zamanın ne denli bir güç olduğunu gözler önüne seriyor. Ancak buna rağmen, tümülüsün sağlam yapısı, binlerce yıl öncesinin ihtişamını günümüze kadar korumasını sağlıyor.
Müze Müdürü Mehmet Alkan, Sesönk Tümülüsü’nün Kommagene Krallığı’na ait diğer mezar yapılarıyla benzerlik gösterdiğini belirtiyor. Alkan, “Karakuş’a benzeyen bu yapının, yüksek bir kayaya oyulmuş olması, dönemin mimari anlayışını yansıtıyor. Ayrıca, Kral 2. Mithridatis’in milattan önce 36-21 yılları arasında burada gömüldüğü düşünülüyor. Kommagene Krallığı, her zaman için büyük ve yüksek alanlara inşa edilen yapıları tercih etmiştir. Bu yüzden de, bu tümülüsün yeri ve yapısı oldukça anlamlı” diyor.
Sesönk Tümülüsü, her ne kadar ziyaretçilerine büyüleyici bir tarihsel deneyim sunsa da, konumunun yüksek ve kayalık olması nedeniyle az sayıda kişi tarafından ziyaret edilebiliyor. Yüksek kayalık alana ulaşmak için yaklaşık 20-25 dakika süren bir yürüyüş yapmak gerekiyor. Bu yürüyüş, tarih severlere, adeta bir zaman tünelinde ilerliyormuş gibi hissettiriyor.
