TBMM’nin dev yapay zekâ raporu masaya yatırıldı: “Fırsatlar büyük ancak beyin göçü ve çip bağımlılığı en büyük risk”

TBMM’nin dev yapay zekâ raporu masaya yatırıldı: “Fırsatlar büyük ancak beyin göçü ve çip bağımlılığı en büyük risk”

Analizde, yapay zekânın artık sadece ekonomik bir araç değil; ulusal güvenlik, dijital egemenlik ve jeopolitik güç dengelerinin merkezinde bir “silah ve kalkınma aracı” olduğuna vurgu yapıldı. ABD’nin “piyasa merkezli”, Çin’in “devlet yönlendirmeli” ve Avrupa Birliği’nin “hak ve regülasyon temelli” yaklaşımları arasında Türkiye’nin acilen kendi melez modelini inşa etmesi gerektiği belirtildi.

TÇE’nin analizine göre, TBMM raporunun ortaya koyduğu en somut gerçek, Türkiye’nin belirli sektörlerde muazzam bir rekabet avantajına sahip olması. Özellikle Baykar, ASELSAN ve HAVELSAN gibi şirketlerin sırtladığı savunma sanayii; otonom sistemler, hedef tespiti ve karar destek mekanizmalarıyla Türkiye’yi yapay zekâda küresel ölçekte görünür kılıyor.

Bir diğer büyük fırsat ise sağlık alanı. Türkiye’nin e-Nabız ve MEDULA gibi sistemler üzerinden oluşturduğu bütünleşik büyük sağlık verisi, yapay zekâ destekli tanı ve ilaç geliştirme çalışmaları için dünyada çok az ülkenin sahip olduğu bir maden niteliğinde. Ancak bu verilerin araştırmacıların ve girişimcilerin kullanımına anonimleştirilerek güvenle açılamaması “verinin varlığı ile veriye erişilebilirlik” arasındaki en büyük uçurum olarak nitelendiriliyor.

Rapor, Türkiye’nin yapay zekâ yolculuğundaki yumuşak karınlarına da mercek tutuyor. Hazırlanan analizde öne çıkan başlıca riskler şunlar:

Beyin Göçü: Türkiye her yıl binlerce mühendis mezun etse de, temel model geliştirebilen ve ileri düzey yapay zekâ algoritmaları yazabilen üst düzey araştırmacı sayımız yetersiz. Yetişen kısıtlı insan kaynağının önemli bir kısmı ise küresel teknoloji devlerine (beyin göçü) kaptırılıyor.

Donanım ve Çip Bağımlılığı: Yapay zekâ rekabeti artık bir “hesaplama gücü” rekabetine dönüşmüş durumda. Türkiye’nin GPU (grafik işlemci), FPGA çözümleri, ileri yarı iletken teknolojileri ve yüksek yoğunluklu veri merkezlerinde tamamen dışa bağımlı olması sadece ekonomik değil, ciddi bir ulusal güvenlik riski oluşturuyor.

Çiğdem Gizem Okkaoğlu’nun hazırladığı TÇE raporundaki en acil uyarılardan biri hukuki altyapıya yönelik. Gümrük Birliği ve Avrupa Birliği ile olan derin ticari entegrasyon nedeniyle, yürürlüğe giren Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü (EU AI Act) Türkiye için görmezden gelinemez bir standartlar bütünü.

Exit mobile version