Projede kullanılan volkanik cüruf, Niğde ve Aksaray’dan temin ediliyor. Uzun ömürlü ve maliyet avantajı bulunan bu malzeme sayesinde Hindistan’dan ithal edilen kokopit yerine yerli kaynaklar kullanılmaya başlandı. Böylece hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik sağlandı.
Darıca Kaymakamı Yüksel Kara, yapılan testlerde cürufun insan ve bitki sağlığı açısından hiçbir zararlı etki göstermediğini belirterek, “Bu proje sadece yerel bir üretim modeli değil, aynı zamanda Türkiye’nin bilimsel tabanlı tarım vizyonuna katkı sağlayan bir örnek oldu” dedi.
Proje, bu yıl Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün desteğini de aldı. Serada, uluslararası yaygın sistemlerde kullanılan kokopit ve perlit ile volkanik cüruf karşılaştırmalı olarak test ediliyor. Elde edilen günlük veriler Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’ne iletiliyor. Kaymakam Kara, verilerin son derece olumlu olduğunu vurgulayarak, projenin ikinci aşamasına geçmeye hazırlandıklarını ifade etti.
Bu yıl serada ilk kez domatesin dışında farklı ürünlerin de yetiştirildiği denemeler yapıldı. Marul, çilek, yaban mersini ve enginar gibi sebze ve meyvelerle yapılan denemelerde de yüksek başarı sağlandı. Kaymakam Kara, “Ürün çeşitliliğimizi artırdık ve hepsinde olumlu sonuçlar elde ettik. Projemiz artık sadece bir AR-GE çalışması değil, ticarileşmeye hazır bir modeldir” dedi.
Serada üretilen ürünler sadece ticari değil, sosyal bir fayda amacıyla da değerlendiriliyor. Hasat edilen domates, marul, çilek ve yaban mersini, Darıca Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara ücretsiz olarak ulaştırılıyor.
