Hatimoğulları, 27 Şubat’ta İmralı Cezaevi’nde bulunan terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yaptığı açıklamanın Türkiye’de barış ve demokratik çözüm umutlarını yeniden canlandırdığını savunarak, “Bu çağrı, 85 milyon yurttaşımızın adil ve demokratik bir toplumda yaşaması adına yapılmıştır” dedi. Ancak iktidarın bu çağrıya denk düşen bir adım atmadığını vurgulayan Hatimoğulları, “Görüşmenin üzerinden iki ay geçti, fakat bu süreçte demokratikleşmeye dair hiçbir olumlu gelişme görmedik. Aksine kayyumlar devam ediyor, baskılar artıyor” diye konuştu.
Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Hatimoğulları, Gazze’deki durumu “soykırım” olarak nitelendirdi. “Tarihte Yahudilere yapılan zulmün aynısı bugün Filistinlilere uygulanıyor. Bu kabul edilemez” diyen Hatimoğulları, uluslararası toplumun kalıcı bir çözüm için Filistin halkının taleplerini tanıması gerektiğini belirtti.
Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Hatimoğulları, Suriye’de anayasa çalışmalarının farklı inanç ve kimlikleri dışladığını savunarak, “Suriye’de Aleviler sistematik bir şekilde katlediliyor ve yerlerinden ediliyor” dedi.
Hatimoğulları, 19 Mart sonrası artan sokak protestolarına değinirken, güvenlik güçlerinin özellikle öğrencilere uyguladığı şiddete tepki gösterdi. “Sokak ortasında gençlere uygulanan şiddetin karşılığı olarak polisler ödüllendiriliyor. İç barış böyle sağlanmaz” diyerek sert eleştirilerde bulundu.
Ekonomik koşulların halk üzerindeki etkisine de değinen Hatimoğulları, “insanlar birkaç lira daha ucuza sebze-meyve almak için kuyruklarda bekliyor. emekliler temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor, çiftçiler don felaketi nedeniyle yüzde 80 oranında rekolte kaybı yaşadı” diyerek hükümete çağrıda bulundu.
