Araştırma, tercihlerin yalnızca diplomatik eksenler üzerinden değil; güvenlik, tehdit algısı ve kimlik referansları üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların dış tehdit algısında İsrail ve ABD ilk sırada yer alırken, dış politika yöneliminin siyasi aidiyetlere göre keskin biçimde ayrıştığı görülüyor.
Katılımcıların yüzde 26’sı Türkiye’nin dış politikada Türk Dünyası ile yakın ilişki kurması gerektiğini ifade ederken, bu tercihi yüzde 21 ile Avrupa Birliği ve yüzde 20 ile İslam Dünyası takip ediyor. Trend verileri incelendiğinde, Mart 2025’te yüzde 29 ile ilk sırada yer alan AB yöneliminin, Ocak 2026 itibarıyla yüzde 21’e gerilediği dikkat çekiyor. Buna karşılık, Türk Dünyası tercihi istikrarlı bir yükselişle zirveye yerleşmiş durumda.
Dış politika tercihleri siyasi aidiyetlere göre de keskin bir ayrışma sergiliyor:
MHP seçmeninin yüzde 54’ü ve İYİ Parti seçmeninin yüzde 72’si Türk Dünyası’nı önceliklendiriyor.
AK Parti seçmeninde en güçlü tercih yüzde 40 ile İslam Dünyası olarak öne çıkıyor.
CHP seçmeninin yüzde 44’ü AB yönelimini savunurken, DEM Parti seçmeni yüzde 21’lik ABD ile yakınlaşma talebiyle diğer gruplardan ayrışıyor.
Türkiye’ye yönelik dış tehdit algısında İsrail 5 üzerinden 4,1 puan, ABD ise 4 puan ile en yüksek risk unsurları olarak kaydedildi. Mart 2025 verileriyle kıyaslandığında, ABD’ye yönelik tehdit algısı değişmezken, İsrail’in tehdit algısındaki artışın sürdüğü gözlemleniyor. Rusya (2,9) ve Avrupa (2,8) ise orta seviyede risk alanları olarak değerlendiriliyor.