Has Gıda tarafından 1984’te kurulan Panda, Türkiye için bir dondurma markasından çok daha fazlasıydı. Ülkenin ilk tam entegre dondurma fabrikasını kuran marka, saatte tonlarca üretim kapasitesi ve akıllara kazınan reklamlarıyla 2010’lu yıllara kadar pazarın en güçlü oyuncularından biri oldu. Kaliteli ürünleriyle bilinen Panda, milyonlarca kişinin çocukluk anılarında özel bir yer edindi.
Sektörün devlerinden Unilever’e bağlı Algida markası, Türkiye pazarına girerken binlerce satış noktasına ücretsiz dondurma dolapları, şemsiyeler, sandalyeler ve güneşlikler gibi kapsamlı destekler sağladı. Ayrıca, market ve bakkallara Panda’dan daha yüksek bir kâr marjı sundu.
Durum böyle olunca, işletme sahipleri doğal olarak kendilerine daha fazla kazanç sağlayan ve tüm ekipman desteğini sunan Algida’yı tercih etmeye başladı. Bu strateji karşısında Panda, yavaş yavaş marketlerden ve satış noktalarından çekilmek zorunda kaldı.
Piyasadan büyük ölçüde çekilse de üretimini hiçbir zaman tamamen durdurmayan ve iflas etmeyen Panda, son dönemde yaptığı yeni çalışmalarla güçlü bir geri dönüş yapıyor. Nostalji arayan eski hayranları ve markayı yeni tanıyacak olan gençler için Panda, ürünlerini yeniden birçok marketin dondurma reyonlarına taşımaya başladı. Yerli bir markanın bu rekabette yeniden “ben de varım” demesi, tüketiciler tarafından sevinçle karşılandı.
