Eber Gölü, 140 kilometrekareyi aşan devasa alanı ve barındırdığı 145’ten fazla kuş türüyle bölgenin en kritik ekosistemlerinden biri konumunda. Ancak son yıllarda artan iklim krizi, yaz aylarındaki şiddetli kuraklık ve bilinçsiz tarımsal sulama faaliyetleri gölü yok olma eşiğine getirdi. Bölgedeki nehir ve çaylarda gözlemlenen kirlilik oranlarına dikkat çeken Samed Ağırbaş, bu eşsiz doğal kaynağın korunmasının sadece yerel değil, ulusal bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Vakıf bünyesinde yürütülen saha çalışmaları sonucunda, Eber Gölü’nü eski ihtişamına kavuşturacak stratejik bir plan oluşturuluyor. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve bakanlıkların koordinasyonuyla hazırlanan bu eylem planı; kirliliğin önlenmesi, su seviyesinin dengelenmesi ve ekolojik dengenin restorasyonunu kapsıyor. Ağırbaş, çözümün anahtarının bölge halkının bilinçlendirilmesi ve farkındalık düzeyinin artırılması olduğunu belirterek, tüm paydaşların taleplerinin bu planda yer alacağını ifade etti.
Sıfır Atık Vakfı’nın sadece Eber Gölü ile sınırlı kalmadığını belirten Ağırbaş, Türkiye’nin 81 ilinde daha yaşanabilir bir dünya vizyonuyla hareket ettiklerini söyledi. Köylerde yaşayan vatandaşların hayat kalitesini artırmayı hedefleyen vakıf, su havzalarının korunması konusundaki çalışmalarını Onursal Başkan Emine Erdoğan’ın yakın takibiyle sürdürüyor. Sivil toplumun “savunuculuk” görevini üstlendiği bu süreçte, yerel toplulukların katılımıyla doğa olaylarına karşı güçlü bir koruma kalkanı oluşturulması hedefleniyor.
“Hepimiz ortak bir dünyada yaşıyoruz” diyen Ağırbaş, su havzalarını koruma mücadelesinin toplumsal bir dayanışma gerektirdiğini hatırlattı. Eber Gölü’nden başlayan bu eylem planının, Türkiye’nin diğer kritik su kaynakları ve yaylaları için de bir model teşkil etmesi bekleniyor. Gelecek nesillere temiz su ve yaşanabilir bir doğa bırakma hedefiyle, kamu ve sivil toplum arasındaki iş birliği önümüzdeki dönemde daha da sıkılaşacak.
