Prof. Dr. Pampal, depremin Afrika-Avrasya levha sınırı üzerinde, Helen Yayı’ndan Kıbrıs Yayı’na kadar uzanan son derece aktif ve tehlikeli bir fay hattında meydana geldiğini belirtti. “Bu hat, Muğla’nın güneyinden geçerek Kıbrıs’ın altından Hatay’a kadar uzanıyor ve 6 Şubat 2023 depremleriyle bağlantılı,” diyen Pampal, bölgenin sismik geçmişine de vurgu yaptı. Geçmişte bu fay hattı üzerinde 8 ila 8.5 büyüklüğüne ulaşan 7 büyük depremin yaşandığını hatırlatan uzman isim, “Burada büyük bir deprem olursa bu asla sürpriz olmaz, buna şaşırmayız” sözleriyle olası bir büyük sarsıntının ihtimal dışı olmadığını ifade etti.
Prof. Dr. Pampal, Akdeniz’deki bu tür büyük depremlerin yalnızca sarsıntı değil, aynı zamanda tsunami gibi ikincil afetleri de tetikleme potansiyeli taşıdığı konusunda uyardı. “Geçmişte adalarda ve Güneybatı Anadolu kıyılarında tsunami kaynaklı hasarlar yaşandı,” diyen Pampal, özellikle Datça, Bodrum ve Fethiye gibi kıyı bölgelerinin tsunami riskine karşı dikkatli olması gerektiğini belirtti. Bu bölgelerde oluşabilecek tsunami dalgalarının ciddi hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Meydana gelen 6.0’lık depremin bir öncü sarsıntı olup olmadığı yönündeki soruya ise Prof. Dr. Pampal, “Tetikleme demeyelim ama haber verme gibi düşünebiliriz. Deprem olacak mı sorusunun cevabı ‘olacak’. Bu coğrafya levha çarpışma bölgesi, depremler kaçınılmaz,” yanıtını verdi. Bölgedeki fay hatlarının aktif olduğunu ve sismik hareketliliğin devam edeceğini vurgulayan Pampal, vatandaşların depreme karşı her zaman hazırlıklı olması gerektiğinin altını bir kez daha çizdi.
Bu son deprem, Akdeniz’deki sismik riskin ne denli yüksek olduğunu bir kez daha hatırlatırken, uzmanların uyarıları doğrultusunda başta kıyı bölgeleri olmak üzere tüm vatandaşların deprem ve olası tsunami tehlikesine karşı bilinçli ve tedbirli olması büyük önem taşıyor.