enzer bir tabloyu da Lozan Üniversitesi’nin Avrupa Konseyi adına yaptığı kapsamlı araştırma gösterdi. Konsey üyeleri ülkeler arasında Türkiye ile Fransa’da cezaevlerindeki doluluk 2025 başında yüzde 131’e yükseldi. 46 ülke içinde en fazla hapis cezası uygulayan ülke de 100 bin kişiye 458 mahkum ile yine Türkiye. İkinci sıradaki Azerbaycan’da bu sayı 271, üçüncü sıradaki Moldova’da ise 245. Ocak 2024 ile Ocak 2025 arasında geçen bir yıllık sürede mahkumların en fazla artış gösterdiği ülke de yüzde 29 ile Türkiye oldu.
TÜİK’in ilk kez gerçekleştirdiği ‘Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması 2025’ sonuçlarına göre, son bir yılda 15 yaş ve üzerindeki bireylerin yüzde 4,6’sı tacize, yüzde 3,5’i bilişim suçlarına, yüzde 2,8’i ise dolandırıcılığa maruz kaldı. Suçtan korunmak için evlerde en yaygın önlemin yüzde 70,7 ile çelik kapı olduğu belirtilen araştırmada, cinsel taciz mağdurlarının yalnızca yüzde 11’inin olayı resmi makamlara bildirdiği kaydedildi.
Türkiye’de gençlerin artan umutsuzluğu ile uyuşturucu bağlantılı suçlardaki yükseliş dikkat çekiyor. TEPAV raporuna göre, uyuşturucu suçlarından hüküm giyenlerin toplam hükümlüler içindeki oranı 2013’te yüzde 10’un altındayken 2024’te yüzde 40’a fırladı. Bu suçlardan hüküm giyenlerin oranının 2019-2024 döneminde yüzde 178,8 arttığı belirtilirken ‘toplumsal alarm’ uyarısı yapıldı.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından yayımlanan ve Dr. Güven Sak imzasını taşıyan rapor, Türkiye’de gençlerin artan umutsuzluğu ile uyuşturucu kullanımındaki yükseliş arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Raporda, uyuşturucuya bağlı suçlardan hüküm giyenlerin oranındaki sert artış ‘toplumsal alarm’ olarak değerlendirildi. Buna göre, 2000’li yılların başında uyuşturucu bağlantılı suçlardan hüküm giyenlerin oranı toplam hükümlüler içinde yüzde 5’in altında bulunuyordu. Bu oran 2013 yılında yüzde 10 seviyesinin altında kalırken, 2024 itibarıyla yüzde 40’a yaklaşmış durumda. Türkiye’de cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklu sayısının yaklaşık 400 bin olduğu dikkate alındığında, uyuşturucu bağlantılı suçlardan içeride bulunanların sayısının 150 bini aştığına işaret edildi. Raporda, özellikle 2018 yılında parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş sonrası dönemde dikkat çekici bir kırılma yaşandığı vurgulandı. Toplam hükümlüler içinde uyuşturucu bağlantılı suçlardan hüküm giyenlerin oranının 2019-2024 döneminde yüzde 178,8 arttığı belirtildi. Aynı dönemde Türkiye’nin organize suç endekslerinde eroin ticaretinde dünyada yedinci, kokain ticaretinde ise 61’inci sırada yer aldığına dikkat çekildi.
Güven Sak, ortaya çıkan tabloya ilişkin iki olasılığa işaret ederek, “Ya gençler gelecek umutlarını kaybederken uyuşturucu bağlantılı suçlar sistematik biçimde arttı ya da uyuşturucu suçlarıyla mücadele ciddi şekilde hızlandı” değerlendirmesinde bulundu. Ancak Sak, kişisel görüşünün gençlerde derinleşen umutsuzluğun uyuşturucu kullanımını artırdığı yönünde olduğunu ifade etti. Raporda gençlerin yaşam memnuniyetine ilişkin veriler de dikkat çekti. 2013 yılında 25 yaş altı yaşam memnuniyetinde Bulgaristan ve Sırbistan’ın gerisinde olmayan Türkiye’nin, 2025’e gelindiğinde bu ülkelerin gerisine düştüğü belirtildi. Avrupa ülkelerinde genç memnuniyetinin yükseldiği dönemde Türkiye’de ters yönde bir eğilim yaşandığı kaydedildi. Habitat Derneği tarafından hazırlanan ‘Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’na da atıf yapılan çalışmada, 18-29 yaş grubunda hayattan memnuniyet oranının 2017’de yüzde 70 seviyesindeyken 2026’da yüzde 50’ye gerilediği aktarıldı. Raporun sonuç bölümünde gençlerde büyüyen öfke ve toplumsal kırılma riskine dikkat çeken Sak, “En çok gençlerin umutsuzluktan kaynaklanan mutsuzluğunun yol açacağı hınçtan korkuyorum. Yeni nesil çetelerde gördüğümüz öfke ve intikam duygusu giderek büyüyor” ifadelerini kullandı.
