Etkisini hissettiren hayat pahalılığı, özellikle sabit gelirli vatandaşları derinden sarsıyor.
Ülke genelinde çalışan nüfusun neredeyse yarısını oluşturan ve maaşları giderek eriyen asgari ücretliler, fiyat artışlarından en büyük zararı gören grup olarak öne çıkıyor.
Vatandaşın mutfağındaki yangın, kredi kartı borçlarını patlattı
Mali hukuk uzmanı Dr. Murat Batı’nın T24’teki yazısına göre, geçmiş yıllarda ücretli çalışanları korumak amacıyla çeşitli mali dengeleyici araçlar kullanıldı.
Bu araçlar arasında en dikkat çekeni, 1985 yılında hayata geçen ve uzun bir süre uygulanan vergi iade sistemi oldu.
O dönemde, ticari kazanç sağlayanlar, kira geliri elde edenler ya da serbest meslek sahipleri yıllık beyannamelerinde harcamalarını gider gösterebiliyordu.
Maaşlı çalışanların ise böyle bir yasal hakkı bulunmuyordu.
Eski sistemin temel amacı tam da bu haksızlığı ortadan kaldırmak olarak hedeflendi.
Ücretli çalışanlar, yıl içinde yaptıkları alışverişleri fatura ve fişlerle belgeleyerek, devlete ödedikleri gelir vergisinin bir bölümünü sonraki yılın başında geri alabiliyordu.
Uygulama sayesinde çalışanlar, sanki her yıl düzenli beyanname veren bir işletme gibi giderlerini gelirlerinden düşme avantajı yakalıyordu.
