En büyük arzularının eserlerinin canlı bir orkestrayla çalındığını görmek olduğunu belirten Alp Uyguner, üretim sürecinde deneme-yanılma yöntemini sıkça kullandıklarını, bazı bestelerin aylar süren bir emekle ortaya çıktığını vurguladı. Alp, özellikle eserlerinden birinin Devlet Opera ve Balesi sanatçılarından Murat Karahan tarafından seslendirilmesini çok istediğini ifade etti.
Kardeşi Ege Uyguner ise fiziksel engellerine rağmen hayata katılmak ve üretmekten vazgeçmediklerini söyledi. “Fiziksel sınırlamalar zihinsel gücümüzü azaltmaz. İnsanlar bizi eserlerimiz ve emeğimizle değerlendirmeli” diyen Ege, sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüne inandığını belirtti.
İkizlerin annesi Neşe Uyguner, bir öğretmen olarak daha önce özel çocuklara dair verdiği eğitimlerin, kendi hayatında birebir gerçeğe dönüştüğünü söyledi. Oğullarının üretkenliğinin kendisine umut verdiğini vurgulayan Uyguner, “Sadece parmaklarını kullanarak müzik yapıyorlar. Yapay zekâ, onların sahne hayalini canlı tutuyor” dedi.
Uyguner ailesi, hayata pozitif bir pencereden bakmanın önemini anlatırken, yaşadıkları zorlukların onları daha da güçlendirdiğini ifade etti. “Hayat bir yolculuk. Zorluklar olgunlaştırıyor” diyen anne Uyguner, hem öğretmen hem anne olarak yaşadıklarından çok şey öğrendiğini ve çocuklarının azmiyle gurur duyduğunu belirtti.
