Karakaş, Merkez Bankası’nın TÜFE tahminini yüzde 31–33 bandına çektiğini hatırlattı. Türk-İş’in ekim ayı verilerine göre açlık sınırının 28 bin 412 TL’ye yükseldiğini, bekar bir işçinin yaşama maliyetinin ise 36 bin 984 TL olarak hesaplandığını belirtti. Bu rakamların her ay enflasyonla arttığını vurgulayan Karakaş, yeni asgari ücretin şubat ayında çalışanların cebine girdiğinde 40 bin TL’yi aşmış yaşam maliyetinin söz konusu olacağını ifade etti.
Karakaş’a göre mevcut ekonomik tablo net bir gerçeğe işaret ediyor. Asgari ücretin yalnızca bir işçinin yaşam maliyetinin değil açıklanan açlık sınırının bile altında kalacağı öngörülüyor.
Türkiye’de çalışanların önemli bir kısmının asgari ücretle geçindiğini hatırlatan Karakaş, komisyon yapısındaki temsiliyet eksikliğine dikkat çekti. Komisyon üyelerinin ne asgari ücretli istihdam ettiğini ne de bu kesimi birebir temsil ettiğini söyleyen Karakaş, bu durumun ciddi bir sorun yarattığını belirtti.
Türk-İş’in komisyondan çekilme olasılığıyla ilgili değerlendirme yapan Karakaş, bu adımın sonucu değiştirmeyeceğini ifade etti. Hükûmetin işsizlik, enflasyon ve ihracat dengeleri nedeniyle temkinli yaklaştığını, işverenlerin ise yüksek faiz ve kur baskısının etkisiyle tavrını koruduğunu belirten Karakaş, bu sıkışmışlık içinde sendikaların etkisinin giderek azaldığını söyledi
Karakaş, komisyon yapısı değişse bile oy eşitliği durumunda başkanın bulunduğu tarafın belirleyici olacağını hatırlattı. Bu nedenle kararın yönünün değişmeyeceğini belirten uzman isim, 2026 asgari ücretinin işçinin cebine gireceği tarihte Türk-İş’in açıklayacağı açlık sınırının altında kalacağını dile getirdi. Karakaş, çözüm için asgari ücretin açlık sınırına endekslenmesi gerektiğini ancak bunun şu an için uzak bir ihtimal olduğunu da ekledi.
