SGK Başuzmanı İsa Karakaş’a göre; sosyal güvenlik mevzuatına göre malulen emeklilik, yalnızca SSK’lılara (4/1-a) mahsus bir hak olmayıp, kendi nam ve hesabına çalışan Bağ-Kur’luları (4/1-b) da tam kapasiteyle kapsıyor. Bu haktan yararlanabilmek için temel kural, sigortalının çalışma gücünü veya meslekte kazanma gücünü en az %60 oranında kaybettiğini Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Kurulu raporuyla belgelemesidir.
Malulen emeklilik aylığının bağlanabilmesi için sigortalıların şu üç kriteri bir arada sağlaması gerekiyor:
Türkiye Gazetesi’nin haberine göre; pek çok esnafın düştüğü yanılgının aksine, maluliyet tespiti için hastaneye sevk talebinde bulunurken sigortalılığı sonlandırmak veya iş yerini kapatmak gerekmiyor. Sigortalılar, ticari faaliyetleri devam ederken SGK’ya başvurarak maluliyet tespiti için sevk alabiliyor. İş yerinin kapatılması veya devredilmesi şartı, yalnızca maluliyet kararı kesinleştikten sonra emekli aylığının bağlanması aşamasında aranıyor.
Maluliyet tespiti süreci devam ederken sigortalılık statüsü değişen (örneğin Bağ-Kur’dan SSK’ya geçen) kişilerin aylıkları, tahsis talep tarihindeki son statülerine göre bağlanıyor. SGK Sağlık Kurulu, her iki statü için de aynı kriterleri uyguladığı için yeni bir değerlendirme istenmiyor. Ancak, tahsis talebinden sonra yeniden sigortalı olunması halinde maluliyet talebi geçersiz sayılıyor; aylığın başlaması için sigortalılığın tekrar sona ermesi bekleniyor.
Ayrıca, belirli gruplar için ek şartlar bulunuyor:
