AB’nin “Made in EU” planı, Çinlilere fayda sağlayabilir

AB’nin “Made in EU” planı, Çinlilere fayda sağlayabilir

Avrupalı devlerden ‘Made in EU’ için ortak çağrı: Türkiye’yi saf dışı bırakacak

VW CEO’su Oliver Blume ve Stellantis CEO’su Antonio Filosa, Handelsblatt ve diğer Avrupa gazetelerinde yayımlanan ortak mektuplarında, Avrupa’da üretilen elektrikli araçlara CO₂ bonusu, satın alma teşviki ve düzenleyici kolaylıklar talep etti. Önerinin detaylarını daha önce aktarmıştık. Ancak önerinin kritik bir açığı var, “Avrupa malı” kriterlerinde şirketin kime ait olduğu değil, üretimin nerede yapıldığı ve bileşenlerin menşei esas alınıyor. Bu boşluk, Çinli üreticilerin tam da doldurmaya hazırlandığı bir alan.

BYD, kıtanın en agresif oyuncusu. Macaristan’daki fabrikası 2026’nın ilk çeyreğinde deneme üretimine başlayacak; hedef kapasite yılda 300 bin araç. Toplam yatırım yaklaşık 4 milyar euro. Şirket aynı tesise Avrupa genel merkezini ve Ar-Ge merkezini de yerleştirdi. Çin kaynaklı haberlere göre, 150 Avrupalı tedarikçi sertifikalandırma sürecine çoktan alındı.

BYD ise yalnız değil. Chery, Barcelona’da Ebro-EV Motors ile ortak girişim kurarak Avrupa üreticisi kimliğiyle üretime başladı. Leapmotor, Stellantis’in Polonya fabrikasında montaja geçti; İspanya Zaragoza’da 2026 üçüncü çeyreğinden itibaren kendi üretimine başlayacak. XPeng, Avusturya’da Magna Steyr ile Graz’da araç montajı yapıyor.

Jefferies’in analizine göre BYD, Chery, Geely ve SAIC’in 2028’e kadar Avrupa’da kayda değer üretim kapasitesine ulaşması bekleniyor. Tam da bazı Avrupalı üreticilerin fabrikalarını doldurmakta zorlandığı bir dönemde.

Bruegel düşünce kuruluşunun Şubat 2026 tarihli analizine göre mesele fabrika sayısıyla ölçülemez. Çinli firmalar batarya teknolojisinde ve dikey entegrasyonda Avrupalı rakiplerinin önünde. BYD’nin Blade bataryası ve CATL’nin lityum-iyon hücreleri, Avrupalı üreticilere göre yüzde 30-40 daha düşük maliyetle üretiliyor. Bu avantaj Avrupa’da üretim yapsalar bile korunacak. Bu avantajların temel teknoloji ve fikri mülkiyetiyse Çin’deki merkezlerde kalıyor.

Handelsblatt yorumcusu Lazar Backovic tam da bu noktaya parmak basıyor, “Endüstriyel egemenlik, montaj hattı sayısıyla değil; teknoloji, platform ve fikri mülkiyet üzerindeki kontrolle ölçülür.”

Exit mobile version