TGRT Haber’de konuşan İslam Memiş, son haftalarda değerli metallerde yaşanan sert yükselişin tesadüf olmadığını söyledi. Küresel jeopolitik riskler, merkez bankalarının para politikaları ve belirsizlik ortamının altın, gümüş ve bakır gibi emtiaları güçlü şekilde desteklediğini vurguladı. Son üç haftada altın ve gümüşte tarihi seviyelerin test edildiğini belirten Memiş, kısa vadeli kar hırsıyla yapılan satışların uzun vadede ciddi fırsat kayıplarına yol açabileceğini ifade etti.
Memiş, gram altının 7 bin liranın üzerini görerek tarihi zirvesini yenilediğini, ons altının da 5 bin dolara yaklaşan seviyelerle dikkat çektiğini söyledi. Yılın ilk yarısı için öngörülen birçok seviyenin beklenenden çok daha erken görüldüğünü belirten uzman, piyasalardaki hızın yatırımcıları temkinli olmaya zorladığını dile getirdi.
Gümüşün son dönemde altına kıyasla daha sert hareketler yaptığını belirten Memiş, bu metalin daha oynak ama getiri potansiyelinin de daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Kısa vadede düzeltmelerin olabileceğini ancak uzun vadeli yükseliş beklentisinin sürdüğünü ifade etti.
Altının al-sat aracı değil, uzun vadeli bir birikim enstrümanı olduğunu vurgulayan Memiş, özellikle altınla borçlanmanın ciddi riskler barındırdığını söyledi. Hem borç alanın hem de borç verenin dalgalı piyasa koşullarında mağdur olabileceğini dile getiren uzman, yatırımcıların bu konuda temkinli davranması gerektiğini belirtti.
Küresel altyapı yatırımlarının ve teknolojik dönüşümün bakıra olan talebi artırdığına dikkat çeken Memiş, bu metalde de önümüzdeki dönemde yeni tarihi zirvelerin görülebileceğini kaydetti.
Piyasalarda öngörülemeyen bir sürecin yaşandığını vurgulayan Memiş, jeopolitik ve ekonomik risklerin derinleşmesi halinde gram altında 10 bin liranın üzerinin bile konuşulabileceğini söyledi. Kısa vadede olası bir düzeltmeyle birlikte fiyatların yeniden 8 bin lira bandına çekilebileceğini belirten uzman, asıl önemli olanın fiyat değil, eldeki altın miktarı olduğunun altını çizdi.
