Şubeden, mobilden, ATM’den yapılan her bir para transferine ayrı bir tarife uygulayan sistem, rakam büyüdükçe kesilen ücreti de artırdı. Kredi kartı vermek için ısrar eden ancak verdikten sonra da 6 bin liraya kadar çıkan aidatlarla başka bir mağduriyet oluşturuldu. Yatırım hesabı, bakım ve hesap işletim ücreti, dolar ve euroda alım-satım farkı dikkat çekti. Bu yetmezmiş gibi bankalar bir de borsa, döviz, altın ve gümüş gibi yatırım araçlarındaki alım satımlarda yüksek komisyon ve açık makas farkı ile yatırımcının kârına ortak oldu.
Bankacılar kurdukları elektronik alt yapı ile verdikleri her hizmetten, köprü yapıp geçenden 5 geçmeyenden 10 akçe alan Deli Dumrul misali yüksek ücret talep ediyor. Bir kere sisteme giren vatandaş, hesap bakım ücreti, EFT, saklama ve hizmet bedeli gibi birçok kalem adı altında milyarlarca lira komisyon ödüyor. Borsa döviz altın ve gümüş alım satımlarında da kazanan hep banka.
Bankacılık sektörünün 0cak-Aralık 2025 kârları vatandaşın cebindeki her kuruştan bankaların hanelerine nasıl kar yazdığını gözler önüne serdi. Son 4 yılda komisyon ve alım satımlardan elde edilen kârların da eklenmesiyle bankacılık sektörü kârını 11 kat artırarak 93 milyar liradan 940 milyar liraya taşıdı. Bu dönemde bankacılık kârları artarken en büyük gelir kalemi ise bankacılık hizmet gelirlerinde oluştu. Finans kuruluşları milyonlarca dolarlık yatırımla kurdukları bilgi işlem merkezleri ve alt yapıya yapılan harcamaları bahane göstererek ilk başta yatırımların amorti edilmesi kılıfıyla alınan bu ücretleri zaman içinde ana faaliyet gelirine dönüştürdü. Kuruluş amacı mevduat toplayıp bunu ekonomiye kredi yoluyla kullandırmak olan bankalar, artık hizmet gelirleriyle konuşulur oldu. Bankaların 20 bin liralık bir paranın şubeden transferinde 83,75 lira, mobil bankacılık üzerinden 16,76 lira, ATM kanalından ise 58,47 lira alması vatandaşı isyan ettirdi. Rakam büyüdükçe kesilen ücretlerin de artması dikkat çekti. Üstelik tek kesinti bununla da sınırlı değil. Kart vermek için ısrar eden ancak verdikten sonra da 6 bin liraya kadar çıkan aidatlarla da vatandaş ayrıca mağdur ediliyor. Standart kart aidatı 650 liradan başlıyor. Ek kart aidatı 400 lira ile 500 lira aralığında fiyatlanıyor. Kartlardan nakit çekildiğinde nakit avans faizi vergi hariç çekilen kredi tutarının yüzde 4,25’i olarak hesaplanıyor. Yani her bin liralık işlemde bankaya 40 lira 25 kuruş işlem ücreti ödeniyor. Gecikme faizi de yüzde 4,55 olarak işletiliyor. Aynı işlemi ATM’den yaptığımızda yüzde 1 ile yüzde 4 arasında ödeme çıkıyor. Burada da her bin lira için 10 lira ile 40 lira arasında parayı bankalar alıyor. Yatırım hesabı bakim ücreti ve hesap işletim ücreti gibi kalemlerde de yüksek rakamlar can yakıyor. Her iki kalemde de bankalar vatandaştan 180 lira ile bin 800 lira arasında ücret kesintisi yapıyor.
Vatandaşın farkında olmadan yaptığı birçok kalem de dikkat çekiyor. Bunlara en güzel örnek ise otomatik ödeme talimatı ve çarşı pazarda yapılan alışverişlerde gözleniyor. 2026 rakamları baz alınarak yapılan çalışmalardan örnekler veren uzmanlar, kredi kartı üzerinden verilen otomatik fatura ödemelerinin bankalar tarafından nakit avans işlemi gibi değerlendirildiğini ve ödeme tarihinden itibaren faiz işletildiğini söyledi. Vergiler ve ek kesintiler dahil edildiğinde, otomatik ödemelerin tüketiciye aylık maliyeti yüzde 5,5 seviyesini aşıyor. Yani her bin liralık işlemde vatandaşın cebinden bu yolla da 50 lira çıkıyor. SGK prim ödemeleri gibi özel işlemlerde ise bu oranlara ek olarak işlem tutarı üzerinden yüzde 3,1’e varan ilave komisyonlar kesiliyor. Bu da 10 bin liralık işlemde 500 liranın yine banka kasasına girdiğini gösteriyor. Taksiye binip ödemeyi kartla yaptıysanız, ya da pazarda manavda kartla alışveriş yaptıysanız bankalar esnaftan da pos cihazı kullanıyor diye komisyon kesiyor. Esnaf da biz ne kazanıyoruz ki diyerek bu kesilen komisyon bedellerini ürün sattıkları vatandaşın faturasına dahil ediyor. Üstelik bu oranlar da yüzde 5 ila 12 arasında değişim gösteriyor. Bin liralık bir harcamada kesilen faturaya bir anda 50 lira ile 120 lira arasında ek bir ödeme yansıyabiliyor.
Bankaların bir diğer önemli gelir kalemi de borsa yatırımcısı olarak dikkat çekiyor. Burada komisyon ücretleri yüzde 2,5 ile yüzde 4 arasında değişiyor. Yaklaşık 37 milyon yatırımcının olduğu bu piyasada bankalar kanalıyla yapılan her işlemden yüksek komisyonlar toplanıyor. 37 milyon kayıtlı yatırımcının en az 10 milyonu borsada alım satımı aktif olarak yapan bakiyeli müşteri olarak görünüyor. Bunların da her biri banka üzerinden alım satım gerçekleştiriyor. Böylece günlük alım satım işlem komisyonlarından bankalar yüksek karlar elde ediyor. Her bin liralık hisse alımında bankadan bankaya değişmekle birlikte ortalama 25 lira banka kasasına giriyor. Dolar bazında da her bin dolarlık işlemin 2,5 doları komisyon gideri olarak vatandaşın cebinden çıkıyor. Hisse alırken ve hisse satarken oluşan farklar da ekstra gelir olarak bankacıların fonlarda elini rahatlatıyor.
