Bankaların ‘Kredi Faizi’ İllüzyonu… Gizli Planları Ortaya Çıktı: 2026 Yılına Kadar Göremeyebiliriz

Bankaların ‘Kredi Faizi’ İllüzyonu… Gizli Planları Ortaya Çıktı: 2026 Yılına Kadar Göremeyebiliriz

Bu kapsamda ihtiyaç kredilerinin ortalama bileşik faizleri 3 ayda 5 puan düşerken, taşıt kredileri ise yaklaşık 7 puanlık bir artış yaşadı. Konut kredisi faiz oranlarında ise 1 puanın da altında kısmi bir çekilme var. Ancak bankaların taşıt ve konut kredilerinde büyüme sınırı yüzde 2 ile sınırlandırılmaya devam ediyor. Bu oranı aşan bankalar ise ek maliyetlerle karşı karşıya kalıyor.

Özellikle ihtiyaç kredilerinde faizler düşüş eğilimine girse de bankalar bu durumu maliyetlerle tüketicinin aleyhine çevirmeyi başarıyor. Çeşitli ürün sigortaları ile maliyetleri yükselten bankalar dolaylı yoldan kredi faizlerini yükseltiyor. Bunun yanında yüzde 15 oranında Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ve yüzde 15 oranında da Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) ve kredi tutarının binde 5’i oranında tahsis ücreti de tahsil ediliyor.

Ancak Merkez Bankası’nın piyasada son haftada yaşanan sert dalgalanmalar nedeniyle aldığı kararlar kredi faizlerini zora sokmuş durumda. TCMB’nin yeni sıkılaştırma adımları bankalararası piyasada faizlerin yükselmesine neden oldu. Merkez Bankası’nın faiz koridorunun üst bandına yaklaşan bu hamlesi ile gecelik faiz oranları hafta başına göre 370 baz puan arttı. TL gecelik referans faiz oranını gösteren TLREF hafta başındaki yüzde 42,03 seviyesinden dün yüzde 45,72’ye yükseldi.

Bankacılar, TCMB’nin borç verme faiz oranını iki puan artırarak yüzde 46’ya çıkaran kararının gecelik piyasada faizlere 350-400 baz puana kadar yukarı etki yapacağını bekliyorlardı.

Faizlerdeki bu yükseliş bankaların borçlanma maliyetini daha da artırırken tüketicileri de doğrudan etkilemesi bekleniyor. Bu kapsamda bankaların artan maliyetleri tüketici kredilerine yansıtabileceği ifade ediliyor. Ancak TCMB ara toplantı ile yaptığı sıkılaştırma adımları yanı sıra politika faizinden fonlamaya da ara vermişti. Bu durumun piyasadaki nakit sıkışıklığını daha belirgin hale getirmesi öngörülüyor. Bu da kredi musluklarının kısılmasına neden olabilir.

Exit mobile version