Ekonomim’in haberine göre, iç piyasadaki tüketici fiyatlarını dengeleme amacıyla getirilen ihracat kısıtlamalarını eleştiren Sezer, bu yöntemin kalıcı bir çözüm sunmadığını belirtti. 2025-2026 döneminde beyaz et fiyatlarında yaşanan %3’lük düşüşü örnek gösteren Sezer, “Geçtiğimiz yıl fiyatların gerilemesinin tek nedeni üretim artışıdır. Arz yükselip talep sabit kalınca fiyatlar doğal dengesini buldu. Kısıtlamalarla fiyat düşürmek mümkün değildir; aksine bu durum üretim motivasyonunu kırar,” dedi.
Orta Doğu’daki sıcak çatışma ortamı, sektörün en büyük gider kalemi olan yem hammaddelerine de darbe vurdu. Lojistik ve akaryakıt maliyetlerinin yanı sıra hammadde fiyatlarında sert yükselişler gözleniyor. Özellikle yemlik mısırın ton fiyatının son iki haftada 250 dolardan 350 dolara fırladığını kaydeden Sezer, maliyetlerdeki bu %40’lık artışın kaçınılmaz olarak perakende fiyatlarına yansıtıldığını ifade etti.
İhracat yasaklarının “tedarik zinciri kırılmasına” yol açtığını vurgulayan Müjdat Sezer, Türkiye’nin en güçlü olduğu Orta Doğu ve Körfez pazarlarında zemin kaybettiğini söyledi:
Maliyet artışları son 1,5 ayda perakende raf fiyatlarına %15 ile %30 arasında zam olarak yansıdı. Sektördeki fiyat değişimi verilerine göre:
Bütün Tavuk: 85 TL’den 105 TL’ye,
