Borç aldık harcadık büyüdük

Borç aldık harcadık büyüdük

TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç: İhracat daralması yıllık yüzde 12.7. Vaziyet buyken, büyümede bir dengelenme ya da sağlıklı gidişattan bahsedemeyiz. Prof. Dr. Şenol Babuşcu: Yani büyüme var, ama üretim gücü zayıf. Tablo parlak değil. Finansal Piyasalar Uzmanı İris Cibre: Rakamlar beklentilerden farklı bir tablo ortaya koydu. Sanayi daralıyor, tüketimle ve hizmetlerle büyüme devam ediyor. Ekonomist Burcu Aydın: Yılın ilk çeyreğinde büyüme yine tüketim kaynaklı oldu.

MB’nin yılın ilk “Finansal İstikrar Raporu” da borç batağında olduğumuzu gösterdi. Borçluluk oranı yüzde 50 artarak 6.6 trilyonu aştı. Bireysel kredi kartındaki agresif artış dikkat çekti.

Ekonomi yönetiminin sıkı para politikasındaki ısrarı ülkeyi tüketim toplumu olmaya itti. Buna bir de kredilerin daraltılması, yüksek faiz ve sanayide yeni yatırımların azalması eklenince büyüme hizmet ve tüketim sektörleriyle gerçekleşti. Günün sonunda ise cari açık zıpladı, hanehalkı borcu arttı ve dış ticaret alarm vermeye başladı. İhracat yüzde 12,7 azalarak büyümeyi aşağı çekti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan resmi verilere göre, Türkiye ekonomisi 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2.5 oranında bir büyüme kaydetti. Ancak bu oran, ekonomistlerin yıllık yüzde 2.7 olan beklentisinin altında kaldı. Ekonominin genel büyüme eğilimine karşın, üretimin temel itici gücü olan sanayi sektörü yılın ilk çeyreğinde yüzde 0.8 oranında küçüldü. Veriler, büyümenin üretimden ziyade hizmet, tüketim ve iletişim odaklı olduğunu ortaya koydu. Türkiye ekonomisinin borçlanarak büyümeyi alışkanlık haline getirdiğini dile getiren uzmanlar, “En düşük emekli maaşının 20 bin, asgari ücretin de 28 bin lira olduğu bu şartlarda büyümenin tüketim ve hizmet sektörleriyle desteklenmesi krizin göstergesi. Hanehalkı ayakta kalabilmek için sürekli borçlanıyor. Temel ihtiyaçlar kredi kartlarıyla karşılanıyor. Bir de paradan para kazananların lüks tüketim harcamaları var. İmalat ve sanayi sektörlerine ise kredi musluklarının kapanması, teşviklerin maden ve inşaat gibi alanlara yönlendirilmesi de bugünkü tabloda etkili oldu” yorumunda bulundu.

Veriler, büyümenin üretimden çok hizmet ve iletişim odaklı olduğunu ortaya koydu. İlk çeyrekte en yüksek artış yüzde 9.5 ile bilgi ve iletişim faaliyetlerinde gerçekleşirken; diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,2, tarım sektörü yüzde 4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,5, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,0 arttı. Büyümenin tüketim odaklı olduğunu belirten Ekonomist Burcu Aydın, “Dış ticaret SOS verdi” derken, TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, “İhracat daralması reel olarak yüzde 12,7. Vaziyet buyken, büyümede bir dengelenme ya da sağlıklı gidişattan bahsedemeyiz. Saha bilgisi bize hanehalkı tüketiminin çok zayıf olduğunu söylese de veriler tam böyle göstermiyor. Tüketim yine yıllık yüzde 5’e yakın artmış” ifadelerini kullandı. Benzer bir açıklamayı Ekeonist İris Cibre de yaptı. Cibre, “Büyümede şaşırtıcı kalemler var; Enflasyon ve kart harcamalarında talebin daraldığını gösteren veriye karşılık, ilk çeyrekte de daha çok tüketim ve yatırımla büyüdük. İhracat reel olarak yıllık yüzde 12,7 daraldı ve büyümeyi aşağı çeken ana etkenlerden biri. Sanayi ve özellikle imalat daraldı ama hizmetler büyüdü. Kısacası, sanayi daralıyor, tüketimle ve hizmetlerle büyüme devam ediyor. İhracat reel daralırken, ithalatta da ılımlı ama reel daralma söz konusu” dedi.

Exit mobile version