Krizin boyutunu en net özetleyen kurum Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) oldu. Ajans, mevcut durumu “tarihin en büyük tedarik kesintisi” olarak ilan etti.
IEA’nın paylaştığı verilere göre:
Körfez bölgesindeki üreticiler, savaş ve güvenlik riskleri nedeniyle petrol üretimlerini günlük en az 10 milyon varil azalttı.
Küresel ham petrol arzı Mart ayında günlük 8 milyon varil düşüşle son dört yılın (2022 ilk çeyreğinden bu yana) en düşük seviyesine geriledi.
Irak, Basra açıklarında Vitol şirketine ait kargoları taşıyan iki tankerin (Safesea Vishnu ve Zefyros) vurulmasının ardından güneydeki tüm petrol ihracat terminallerini kapattı. Ülke günlük 1.4 milyon varil üretmeye devam etse de, Hürmüz’ün fiilen kapalı olması nedeniyle bu petrolü dünyaya sevk edemiyor.
Petrol fiyatlarındaki bu sert yükselişin ardından ABD cephesinden de açıklamalar geldi. ABD Başkanı Donald Trump, artan petrol fiyatlarının yarattığı ekonomik baskıya rağmen operasyonlardan geri adım atılmayacağının sinyalini verdi. Trump, “İran’ın nükleer tehdidini ortadan kaldırmak, petrol fiyatlarındaki artıştan çok daha büyük bir öneme sahip. Dünyanın en büyük petrol üreticisi biziz, fiyatlar arttığında çok para kazanıyoruz ama asıl önemli olan İran’ı durdurmak.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Beyaz Saray, fırlayan petrol fiyatlarıyla başa çıkabilmek ve ABD limanlarına enerji akışını hızlandırmak için sadece Amerikan gemilerinin taşıma yapmasına izin veren yüzyıllık “Jones Yasası”nı geçici olarak askıya almayı değerlendiriyor.
