Geliştirilen bu yenilikçi donanımlar, bataryaların enerji saklama kapasitesini yukarı taşırken dolum sürelerini de benzeri görülmemiş bir şekilde aşağı çekiyor.
Sistemin en fazla öne çıkan yeteneği, kullanıcılara sunduğu olağan dışı dolum hızları olarak kayıtlara geçiyor.
İkinci nesil hücre ünitesi, sadece beş dakika gibi kısa bir zaman diliminde yüzde 10 kapasiteden yüzde 70 kapasiteye ulaşıyor.
Hücrelerin yüzde 10 seviyesinden yüzde 97 seviyesine gelmesi için ise yalnızca dokuz dakika beklemek yetiyor.
Söz konusu altyapının asıl şaşırtıcı yanı, dondurucu hava şartlarında da yüksek çalışma veriminden taviz vermemesi.
Sistem, -20 santigrat derecede yüzde 20 oranından yüzde 97 oranına yaklaşık 12 dakika içinde dolarken, -30 santigrat derecedeki zorlu ortamda da aynı süreci yine yaklaşık 12 dakika içinde bitiriyor.
Üstelik sıradan şarj noktaları tercih edildiğinde dahi bu yeni hücreler, piyasadaki standart otomobil bataryalarına kıyasla yüzde 30 ile yüzde 50 aralığında daha seri bir şekilde enerji depoluyor.
Hızlı dolum avantajının haricinde yeni sistem, bir önceki sürüme göre farklı kilit iyileştirmeleri de beraberinde getiriyor.
