Ziyarette tarladan sofraya gelene kadar katlanan maliyetler, nakliye sorunları ve vatandaşın temel gıdaya bile erişmekte yaşadığı zorluklar damga vurdu.
Hal esnafı Nuh Ağızballıer, sorunun ürün tedarikinden çok vatandaşın alım gücünün tamamen erimesi olduğunu vurguladı. Meyvenin artık dar gelirli için lüks tüketim sınıfına girdiğini belirten Ağızballıer, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
“Şimdi insanlar sadece satabildiği kadar ürün getiriyor. Ortada ürün tedarik sorunu yok; alım gücü sorunu var. Milletin alım gücü yok. Bizim halde muhatap olduğumuz kişiler dar gelirli insanlar. Asgari ücretle çalışan vatandaşlar. İnanın insanların gözü meyvede kalıyor.
Halde dolaşın, bakın kaç dükkânda erik var, kaç dükkânda çilek var. 118 dükkânın belki 8’inde vardır, belki yoktur. Çünkü ürün geldiğinde satılamıyor. Çilek, erik lüks oldu.”
Bir bağ maydanozun tarladan sofraya gelene kadar fiyatının nasıl katlandığını anlatan esnaf Ağızballıer, devlete de çağrıda bulundu. Sadece vergi odaklı bir sistemin yürümediğini söyleyen Ağızballıer, “Devlet otoyollarda sebze-meyve taşıyan araçlardan alınan ücretleri düşürecek. Çimento çekene, taş çekene bir şey demem ama sebze-meyve taşıyanın ne günahı var? Domates taşıyan aracın maliyetini artırırsanız fiyat nasıl düşecek? Bir maydanoz 10 lira oldu. Çünkü işçilik, lastik, navlun arttı. Sonuçta o masrafı vatandaş ödüyor” dedi.
Ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise tarımın siyaset üstü, stratejik bir mesele olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin 21 temel gıda ürününde dışa bağımlı hale geldiğine dikkat çeken Gürer, şunları söyledi:
“Çiftçinin Elini Öpmek İsteyeceğiz Ama Bulamayacağız”: “İki sene önceki mazot fiyatıyla bugünkü arasında uçurum var. Üretim olmayınca dışa bağımlılık bizi bitiriyor. Yarın öyle bir gün gelecek ki parası olan bile parasıyla ürün alamayacak. Çünkü ortada ürün olmayacak. Çiftçiyi arayacağız, elini öpelim diyeceğiz ama bulamayacağız.”
