Daha Önce Keşfedilmemişti, İlk Kez Ortaya Çıktı! 30 Bin Liraya Almıştı, Şimdi Paha Biçilemiyor

Daha Önce Keşfedilmemişti, İlk Kez Ortaya Çıktı! 30 Bin Liraya Almıştı, Şimdi Paha Biçilemiyor

Kayaokay’ın incelediği 84 varaktan (168 sayfa) oluşan yazma divanda toplamda 306 şiir yer alıyor. Bu şiirlerin 104’ü daha önce hiçbir kaynakta bulunmazken, eserde 2 kaside, 39 gazel, 1 rubai ve 62 tuyuğ türünde şiir literatüre ilk kez kazandırıldı.

Doç. Dr. Kayaokay, yaptığı açıklamada, İbrahim Gülşeni’nin hayatına da ışık tuttu. Gülşeni’nin bazı kaynaklara göre Azerbaycan’ın Berdea şehrinde, bazılarına göre ise Diyarbakır’da dünyaya geldiğini ifade eden Kayaokay, onun tasavvufun 15. yüzyıldaki en önemli temsilcilerinden biri olduğunu belirtti.

Kayaokay, Kanuni Sultan Süleyman’ın Gülşeni’nin gözlerini açtırdığı ve onu İstanbul’da kalmaya davet ettiğini, ancak Gülşeni’nin tercihini Mısır’dan yana kullandığını belirtti. Kayaokay, “1534 yılında Kahire’de vefat eden Gülşeni, Arapça, Farsça ve Türkçe olmak üzere üç dilde divan tertip etmiş, derin tasavvufi ve edebi bir miras bırakmıştı. Gülşeni’nin Türkçe divanının neşri üzerine bugüne kadar Türkiye’de iki doktora tezi ve Azerbaycan’da da bir kitap çalışması yapılmıştır. Gülşeni’nin Türkçe divanının ikisi Avusturya’da, biri Vatikan biri de Petersburg’da olmak üzere 4 yurtdışı nüshası vardır.

Doç. Dr. Kayaokay’ın keşfettiği bu nüsha, Türkiye’deki 12. ve bilinenler arasında en hacimli altıncı divan kopyası olma özelliği taşıyor. 14×21 cm boyutlarındaki eser; altın yaldızlı Sultan II. Abdülhamid tuğrası, hilal motifi, çiçeklerle süslenmiş canlı renkli tezhipleriyle dikkat çekiyor. Yazma, nestalik ve talik hatlarıyla kaleme alınmış olup, başı ve sonu eksiksiz.

Kayaokay, “Genç yaşta ilim yolculuğuna çıkıp Tebriz’e giden Gülşeni, burada Ömer Ruşeni ile tanışarak tasavvuf yoluna girmişti. Uzun Hasan döneminde Akkoyunlu sarayında, sonrasında Memluk yöneticileriyle ve Osmanlı sultanları Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman ile yakın ilişkiler kurmuştu.” dedi.

Ketebe bölümünde “Müntehabat-ı Divan-ı Hazret-i Gülşeni” ismiyle yer alan eserin müstensihi “Şuayb Şerefeddin” olarak kaydedilmiş. Kayaokay, bu kıymetli divanı bir makale aracılığıyla akademi dünyasına duyurduklarını ve ilerleyen dönemde benzer eserlerin ortaya çıkarılmasını umut ettiğini dile getirdi.

Exit mobile version