Çiftçilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Karal, afetlere karşı hazırlıklı bir tarım yapısının inşa edilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
Karal, tarımda erken uyarı sisteminden destek politikalarına, risk yönetiminden üreticilerin refahına uzanan bütünlüklü bir stratejiye Türkiye’nin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Toprağı korumanın ve üreticiyi yaşatmanın Türkiye’nin yarınını güvence altına almak anlamına geldiğini ifade eden Karal, buna rağmen insanların doğaya acımasızca davrandığını dile getirdi.
İnsanoğlunun tabiatın fıtratıyla oynadığını söyleyen Karal, bu durumda yönetimlerin sessizliği, vurdumduymazlığı ve teşviki de eklenince felaketlerin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Karal yaşanan felaketlerle ilgili “Tüm bu yaşanan ve yaşanacaklar karşısında her zaman olduğu gibi kadercilik kolaycılığına kaçmak, kaderi de takdiri de tedbiri de anlamamak demektir” şeklinde konuştu.
DEVA Partisi olarak tarımın sadece bugünün değil yarının da teminatı olarak gördüklerini ifade eden Karal, yaşanan felaketle ilgili olarak zararı tespiti için bölgelerdeki tarım müdürlüklerinin insan gücü ve teknik donanım bakımından güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Karal, tespit süreçlerinin hızlı ve şeffaf şekilde tamamlanması gerektiğini belirterek; TARSİM’in yeniden yapılandırılmasını, prim desteğinin artırılmasını, don gibi iklim kaynaklı risklerinin tamamının kapsam altına alınmasını ve tazminatların 30 gün içinden ödenmesini talep etti.
Karal ayrıca üreticilerin borçlarının faizsiz olarak ertelenmesini; gerektiği halde silinmesini ve üreticilerin yeniden ekim yapabilmesi için sıfır faizli kredi desteği sağlanması gerektiğini belirtti.
