Enflasyonun dünya genelinde kalıcı hale gelmesiyle yatırımcılar, paralarının değerini koruyacak güvenli limanlara yönelmeye başladı. Türkiye gibi yüksek enflasyonlu ekonomilerde bu eğilim daha da belirgin hale geldi. Geleneksel “yastık altı” birikim alışkanlığının da etkisiyle, vatandaşın ilk tercihi yine altın oldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son analizlerinde de altına olan talepteki artış açıkça görülüyor. Küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve para politikalarında yaşanan sık değişiklikler altının cazibesini artırdı. Altın, yatırımcılar için bir kez daha sığınılacak liman oldu.
ABD merkezli yatırım devi Goldman Sachs, yayımladığı yeni analizinde altının enflasyon karşısında güçlü bir koruma sunduğunu vurguladı. Analistlerin tahminine göre, ons altın fiyatı 2025 sonunda 3.700 dolara kadar çıkabilir. 2026 ortasında ise ons fiyatı 4.000 dolara ulaşabilir.
Bu senaryo, dolar kurunun yıl sonunda 43 TL ve üzerini görmesi durumunda gram altının 5.111 liraya kadar yükselebileceği anlamına geliyor. Bu da yatırımcıların yüzünü güldürecek bir artış olarak değerlendiriliyor.
Goldman Sachs, hisse senetleri ve tahvillerin getirisinin zayıfladığı dönemlerde, yatırımcıların portföylerini altın ve petrolle dengelemeleri gerektiğini belirtiyor. Banka, geleneksel “%60 hisse senedi / %40 tahvil” portföy yapısının artık yeterince koruma sağlamadığına dikkat çekerek, bu modele altın ve petrolün eklenmesinin riski %10’dan %7’nin altına indirebileceğini vurguluyor.
