Kasadaki altınların büyük kısmı İngiltere ya da bankaya ait değil. Sadece küçük bir bölüm—yaklaşık 300 tonluk kısmı—Birleşik Krallık’ın kendi rezervine aitken, kalan devasa miktar dünya genelinden 60’tan fazla merkez bankasının rezervlerine karşılık burada muhafaza ediliyor.
Altın ticareti çoğu zaman kasalar fiziksel olarak yerinden hareket etmeden gerçekleşiyor; standart külçeler (yaklaşık 12-13 kilogram ağırlığında) üzerindeki barkod veya seri numaraları üzerinden el değiştiriyor. Bu durum, Londra’yı “fiziksel altın ticaretinin merkezi” konumunda tutuyor.
Londra metrosunun Central Line hattı Bank istasyonuna yaklaşırken görülen geniş tren-peron boşluğu gibi mimari detaylar, aslında bu dev altın depolarının yer altındaki varlığından kaynaklanıyor. Metro hatları, bu kasaların etrafından dolanmak zorunda kalacak kadar büyük bir yeraltı hacmine sahipler.
