Çin pazarında ise iç taleple birlikte elektrikli araçlara olan ilgi zirve yaptı. Ülkede elektrikli otomobil satışları ilk defa mayıs ayında 1 milyon eşiğini aşarken, yıllık artış oranı yüzde 25’i buldu. Çin’de en son Ağustos 2024’te bu sınır aşılmıştı.
Ocak-Mayıs 2025 dönemine bakıldığında, küresel elektrikli araç satışlarının 7,2 milyon adede ulaştığı görüldü. Bu da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28’lik bir yükselişe işaret ediyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde ise yılın ilk 5 ayında elektrikli araç satışları yüzde 4’lük mütevazı bir artış kaydetti. Diğer dünya ülkeleri toplandığında ise bu dönemde satışlar yüzde 36 yükselerek 600 bin seviyesine ulaştı.
Rho Motion Veri Müdürü Charles Lester, mayıs ayına ilişkin değerlendirmesinde Çin pazarındaki büyümenin dikkat çekici olduğunu ifade etti. “Mayıs ayında en büyük gelişme Çin’deki hızlı yükselişle Kuzey Amerika’daki duraklama arasındaki büyük fark oldu,” diyen Lester, Avrupa’nın ise özellikle İspanya ve İtalya’da olumlu sinyaller verdiğini belirtti.
Bu süreçte Çin’deki satışlar 4,4 milyona ulaştı ve yıllık bazda yüzde 33 artış yaşandı. Böylece dünya genelinde satılan elektrikli araçların %61’i Çin pazarında gerçekleşmiş oldu.
Lester ayrıca, teşvik ve destek politikalarının elektrikli araç piyasasında belirleyici unsur olmaya devam ettiğini vurguladı. Kanada’da devlet desteklerinin kaldırılmasıyla satışların sert şekilde düştüğüne işaret ederken, Almanya’da devreye giren yeni ticari vergi indirimleri sayesinde önümüzdeki aylarda satışların artabileceğini belirtti.
ABD’DE YÜKSEK GÜMRÜK VERGİLERİ ETKİSİ
Dünyanın ikinci büyük otomobil pazarı olan ABD, ülke dışından getirilen tüm elektrikli otomobillere yüzde 25 oranında gümrük vergisi uyguluyor. Eski Başkan Donald Trump döneminde getirilen bu ek vergiler, otomotiv markalarının Amerika pazarındaki gelecek beklentilerini düşürmesine neden oldu.
Buna ek olarak, emisyon standartları ve vergi teşviklerinin geleceğine dair belirsizlikler de Kuzey Amerika’daki büyüme potansiyelini sınırlayan faktörler arasında. Şu an uygulanan vergi teşviklerinin 2026 itibarıyla kademeli olarak kaldırılacak olması da bu yavaşlamayı destekleyen unsurlardan biri.
