Milyonlarca çalışanın en büyük hayali emeklilik… Peki, ya bu hayale ulaşamadan, primler ödenirken hayat sona ererse? Ödenen o kadar prim ne olacak? Aileye bir hak kalır mı? Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, YouTube kanalındaki “Emeklilik Serisi”nde bu can alıcı sorulara ve EYT sonrası emeklilik planlamasına dair kritik bilgiler paylaştı. İşte vefat edenlerin primleri ve hak sahiplerinin durumu hakkında bilmeniz gerekenler!
Uzman Erdursun, emeklilik için yeterli prim gününe ulaşamadan vefat eden sigortalıların durumu ve geride kalanların haklarına dair önemli açıklamalarda bulundu:
Eğer vefat eden SSK’lı sigortalının hayattayken en az 5 yıl sigortalılık süresi ve toplamda 900 prim günü varsa, geride kalan eş ve çocuklarına, sanki kişinin 5000’den fazla prim günü varmış gibi emekli aylığı bağlanıyor. Bu, birçok aile için hayati bir güvence anlamına geliyor.
AMAN DİKKAT! 900 Günün Altındaysa Durum Değişiyor: Eğer vefat eden kişinin 900 günden az primi varsa ve hak sahipleri (örneğin askerlik veya doğum borçlanması yaparak) bu süreyi tamamlamak isterse, aylık bağlanması için hedeflenen prim günü artık 900 değil, 1800 güne çıkıyor. Yani, borçlanma yaparak 1800 güne tamamlamak şart.
Bu sigorta kollarında durum biraz daha net: Hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için vefat eden kişinin en az 1800 prim gününün olması gerekiyor.
Eğer 1800 günden az prim varsa, hak sahipleri yine borçlanma yoluyla bu süreyi 1800 güne tamamlayarak aylık alma hakkını elde edebiliyorlar.
Özgür Erdursun, eşini kaybeden kişilerin (kadın veya erkek fark etmeksizin) yeniden evlenmediği sürece vefat eden eşinden dolayı aylık alabileceğini belirtti. Aylık oranı ise kişinin durumuna göre değişiyor:
