Öyle ki bu durum uluslararası dergi The Economist’in de ilgisini çekerken, sektörün durumunu değerlendirdi. “Bir zamanlar Osmanlı’nın ipek başkenti olarak anılan Bursa, yüzyıllar boyunca dünya tekstilinin kalbi sayılıyordu” diyerek habere başlayan dergi, Türkiye’nin göz kamaştıran tekstil endüstrisinin bugünlerde ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu yazdı. The Economist, çöküşün en büyük nedenlerinden birinin yüksek faiz oranları ve aşırı değerli Türk lirası olduğunu vurguladı. Yaşananların “geçici bir daralma” değil, yapısal bir dönüşüm sinyali olduğunu vurguladı. Ucuz iş gücü avantajının sona erdiği Türkiye’nin, artık markalaşma, tasarım, hızlı teslimat ve niş üretim gibi alanlara yönelmesi gerektiğine dikkat çekildi. Dergi, Türkiye’nin tekstil sektörünün yeniden ayağa kalkması için, “Avrupa’nın Çin’i olma hedefinden vazgeçip kendini yeniden keşfetmesi gerektiğini” belirtti.
Avrupa pazarında Çin yeniden öne geçti. 2025’in ilk yarısında Avrupa Birliği’ne yapılan Çin tekstil ihracatı yüzde 20 arttı. ABD’nin ticaret politikalarında yaptığı değişiklikler de siparişlerin yeniden Çin’e yönelmesine neden oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, “Avrupalı alıcılar geçmişte Çin’den yüzde 15-20 pahalı olsak da bizi tercih ederdi, ancak fark yüzde 50’ye çıkınca artık tercih etmiyorlar” diyerek tabloyu özetledi. Öte yandan, Son on yılda Türkiye’deki tekstil atölyelerinde 250 ila 400 bin Suriyeli mülteci çalışıyordu. Ancak iç savaşın sona ermesi ve Esad rejiminin 2024 sonunda çökmesinin ardından bu işçilerin yaklaşık yüzde 20’si ülkelerine geri döndü. Bu gelişme, sektörde iş gücü açığına yol açtı. Giyimkent Başkanı Muzaffer Cevizli de, “Gençler artık masa başı işleri tercih ediyor. Rekabetçi ücret versek bile işçi bulamıyoruz” diyerek durumu değerlendirdi.
Tekstil ve hazır giyim sektöründeki kriz hızla derinleşiyor. Yılın ilk yarısında hazır giyimde 33 bin 724, tekstilde 22 bin 116 kişi olmak üzere toplam 55 bin 840 kişi işini kaybetti. 3 bini aşkın şirket faaliyetlerini sonlandırdı. 127 konkordato ile tekstil, yılın en çok konkordato ilan edilen sektörü oldu. 35 yıl sonra ilk kez Türk hazır giyim sektörünün dünya pazarındaki payı yüzde 3’ün, AB pazarındaki payı ise yüzde 5’in altına geriledi. Durum böyle olunca sektör temsilcileri de hükümetten acil destek talep ediyor. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Genel Başkanı Toygar Narbay, 2022 yılında 21,2 milyar dolar ihracat olmak üzere 30,8 milyar dolarlık hazır giyim üretimi yapıldığını, ancak son iki yılda maliyetlerin dolar bazında yüzde 26,5 arttığını, üretimin yüzde 22 düştüğünü ve kapanan firmaların Mısır’a kaydığını söyledi. Narbay, net ihracata yüzde 10 teşvik verilmesi, 2.500 TL’lik asgari ücret desteğinin büyük işletmelere de sağlanması, reeskont faiz tahsilatının ertelenmesi gibi taleplerden oluşan çözüm önerisinde bulundu. Narbay, dezenflasyon programının iç pazarı daralttığını belirterek, “Avrupa alımlarını artırırken biz yüzde 6,5 küçülüyoruz. Yüksek faiz ve baskılanmış kur, rekabet gücümüzü yok etti” ifadelerini kullandı.
