Düzenlemeye göre, mülkün tapu tescil tarihinden itibaren tam 5 takvim yılı geçmesi gerekiyor. Eğer mülk bu süre dolmadan satılırsa, alış ve satış fiyatı arasındaki fark “değer artışı” olarak kabul ediliyor. Ancak 5 yıllık süre dolduktan sonra yapılan satışlarda herhangi bir gelir vergisi yükümlülüğü doğmuyor.
İstisnalar:
Miras ve Bağış: Veraset yoluyla (miras) veya ivazsız (karşılıksız) şekilde edinilen gayrimenkullerin satışında 5 yıl kuralı uygulanmıyor; bu satışlar vergiden muaf tutuluyor.
Cins Tahsisi: Arsa üzerine inşa edilen binalarda 5 yıllık süre, binanın tapuya tescil edildiği veya fiili kullanımın (elektrik-su aboneliği gibi) başladığı tarihten itibaren işliyor.
NTV’nin haberine göre, vergi hesaplanırken sadece alış ve satış fiyatı arasındaki basit farka bakılmıyor. Mülk sahibini enflasyona karşı korumak amacıyla Yİ-ÜFE (Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi) üzerinden maliyet güncellemesi yapılıyor. Eğer alış ve satış arasındaki endeks artışı %10’un üzerindeyse, mülkün alış fiyatı güncel değerine taşınarak net kâr belirleniyor.
Örnek Hesaplama: Aralık 2023’te 5 milyon TL’ye alınan bir evin, Ağustos 2025’te 8 milyon TL’ye satıldığını varsayalım:
Endeksleme Sonrası Maliyet: Yaklaşık 7 milyon 650 bin TL.
Vergiye Esas Kâr: Satış Bedeli (8 Milyon) – Endekslenmiş Maliyet (7.65 Milyon) = 350 bin TL.
Sonuç: Bu kâr üzerinden ilgili istisnalar düşüldükten sonra (örneğin 350 bin TL kâr için) yaklaşık 38 bin TL vergi tahakkuk edebiliyor.
