Güneşten Kaçırılan Hasat: Güneş Patlatmasın Diye Erkenden Toplanıyor, Her Damlası Altın Değerinde Satılıyor

Güneşten Kaçırılan Hasat: Güneş Patlatmasın Diye Erkenden Toplanıyor, Her Damlası Altın Değerinde Satılıyor

GÜNEŞ YAĞI PATLATMASIN DİYE SABAHIN İLK IŞIKLARINDA TARLADALAR

Rivayete göre, Isparta’daki gül üretiminin temeli 1888 yılında, Bulgaristan’ın Kızanlık kentinden bastonunun içinde gül fidesi getiren Müftüzade Gülcü İsmail Efendi’ye dayanıyor. O tarihten bu yana Isparta’nın en önemli geçim kaynaklarından biri olan gül, bugün binlerce dönümde yetiştiriliyor ve yüzlerce ailenin hayatına dokunuyor.

Gül sadece üretim değil, turizm açısından da Isparta’yı öne çıkarıyor. Hasat dönemine denk gelen gül zamanı, yerli ve yabancı ziyaretçilerin bölgeye ilgisini artırıyor. Tarlalarda gül toplayanlar kadar bu anları fotoğraflamak isteyenler de Isparta’ya akın ediyor.

Gül yapraklarındaki uçucu yağın korunması için hasat işlemi gün doğumuyla birlikte başlıyor. Gül toplayan üreticiler, topladıkları ürünleri hiç vakit kaybetmeden “alım merkezlerine” ulaştırıyor. Bu merkezlerde kaynatılan güllerin ilk aşamasında yağlı su elde ediliyor, ikinci aşamada ise saf gül yağı ayrıştırılarak ihracata hazırlanıyor.

BU YIL HASADA HÜZÜN KARIŞTI

İzmir’den gelen Saadet Dinçbilen, “Çok güzel bir deneyimdi, doyamadık. Ortamı ve kokusu bambaşka” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Emine Yörükak ise bedensel engelli eşiyle birlikte gül bahçelerinde geçirdikleri zamanı unutulmaz olarak tanımladı.

GÜLBİRLİK Genel Müdürü İbrahim Işıdan, bu yıl hasada biraz buruk başladıklarını söyledi. Nisan ayında yaşanan zirai don nedeniyle özellikle ilk tomurcuklarda yaklaşık yüzde 35 kayıp yaşandığını aktaran Işıdan, “Umarız hava koşulları bundan sonra ideal seyreder. Ne çok sıcak ne çok soğuk olursa, hasadı haziran sonuna kadar sağlıklı şekilde tamamlayabiliriz” dedi.

Exit mobile version