Sak, siyasetin giderek siyasetçilerin kariyer planlarına odaklandığını savunarak, bu durumun toplumla siyaset arasındaki bağı zayıflattığını ifade etti.
Güven Sak, yazısında Türkiye’de siyasetin kendi içine kapandığı bir dönemden geçildiğini belirtti. Bu durumun, siyasetin milletin sorunlarına çözüm üretme kabiliyetini zayıflattığını savunan Sak, başkanlık sistemiyle birlikte politika tasarım kapasitesinin de aşındığını ifade etti.
Sak, “Siyasetçinin kariyer planı”nın siyasetin temel gündemi haline geldiğini belirterek, bunun gençlerin sorunlarına ilgisizliği artırdığını yazdı.
Sak, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatılıp kısa süre sonra yeniden açılması kararını da eleştirdi.
Kararı “geçen haftanın bir numaralı abukluğu” olarak nitelendiren Sak, öğrenciler derslere devam ederken ve sınavlara hazırlanırken alınan böyle bir kararın, siyasetin gençlerin derdinden ne kadar koptuğunu gösterdiğini ifade etti.
Sak’a göre Bilgi Üniversitesi kararı, Türkiye’de kurumsal kapasite erozyonunun ulaştığı aşamayı gösteren dikkat çekici örneklerden biri oldu.
Güven Sak, başkanlık sistemi sonrasında Meclis’in ve milletvekillerinin siyaset ile seçmen arasındaki bağı kurma işlevinin zayıfladığını da savundu.
Eskiden seçmenin sorunlarını iletebileceği 600 milletvekili bulunduğunu belirten Sak, bugün sistemin tek kişiye erişim üzerine kurulduğunu ifade etti.
