Küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki istikrarsızlık, sanayinin temel taşlarından olan kükürt ve sülfürik asit piyasalarını doğrudan etkiledi.
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, Hürmüz üzerinden gelen kükürt, demir cevheri ve grafit gibi girdilerde yaşanacak en küçük aksamanın dahi tarımdan yüksek teknolojiye kadar geniş bir yelpazede üretimi kilitleyebileceği uyarısında bulundu.
Sürecin sadece bir enerji krizi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Bu tablo, küresel sanayi üretiminin her aşamasını etkileyen çok katmanlı bir hammadde krizine işaret ediyor. Yeşil dönüşümden gıda güvenliğine kadar belirleyici rol oynayan bu hammaddelerin fiyatındaki her hareket, ülkelerin ekonomik dengelerini doğrudan sarsıyor,” ifadelerini kullandı.
S&P Global verilerine dayandırılan bilgilere göre, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler küresel madencilik maliyetlerini ortalama %11,3 oranında artırdı. Bu yükselişte, bölgedeki riskler nedeniyle fırlayan navlun (taşımacılık) bedelleri ve artan dizel fiyatları başrolü oynadı.
Türkiye özelinde ise durumun ciddiyeti ithalat verileriyle destekleniyor. Türkiye’nin toplam ithalatının yaklaşık %68’ini ara malların oluşturduğunu hatırlatan TMD Başkanı, Hürmüz’deki aksamaların doğrudan Türk sanayicisinin üretim maliyetlerine ve üzerindeki baskıya dönüştüğünü ifade etti.
Krizin derinleşmesi durumunda en büyük tehlikenin “yatırım iştahındaki azalma” olduğunu belirten Yılmaz, finansmana erişimin zorlaşabileceğine dikkat çekti. Ancak bu darboğazın Türkiye için bir fırsat penceresi de açabileceğini öngören Yılmaz, şunları kaydetti:
